Bolu’nun Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de çıkan yangında 79 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu trajik olay, bölgedeki otel güvenliği ve denetim mekanizmaları hakkında önemli tartışmalar başlatmıştır. Yangın sonrasında başlatılan soruşturma çerçevesinde, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener’in de aralarında bulunduğu toplamda 11 kişi gözaltına alınmıştır. Bu gelişmeler, olayın boyutunu ve sorumluluk zincirini daha da karmaşık hale getirmiştir.
Yangın faciasına ilişkin tartışmalar sürerken, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski Milletvekili Şamil Tayyar’ın yaptığı açıklamalar dikkat çekmiştir. Tayyar, katıldığı bir televizyon programında olayların gelişimi hakkında yorum yaparak, Bolu ilçesinin belediye sınırları içerisinde bulunmayan bu otelin denetim yetkisinin Bolu Belediyesi’nde olmadığını vurgulamıştır. Ayrıca, otelin bulunduğu yerin bir köy içerisinde olduğunu ve bu köyün il özel idaresi sınırları içinde yer aldığını belirtmiştir.
Tayyar, “Bolu Belediye Başkanı orada bakkal bile mühürleyemez,” diyerek yerel yönetimin sınırlı yetkilerine dikkat çekmiştir. Eğer bu otel büyükşehir belediyesi sınırlarında olsaydı, Bolu Belediye Başkanı’nın daha aktif bir rol alabileceğini ve gerekli tedbirleri alabileceğini ifade etmiştir. Böylelikle, bu tür işletmelerin denetiminin sadece yerel yönetimlerin değil, aynı zamanda merkezi hükümetin de sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
“Turizm belgeli işletmelerin denetimi, Turizm Bakanlığı’na aittir,” diyen Tayyar, Turizm Bakanlığı’nın bu yetkisini ilgili birimler aracılığıyla kullanabileceğine vurgu yapmıştır. Örneğin, bir yangın denetimi ihtiyacı olduğunda, bunun Bolu Belediyesi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, ancak bu otelinin yerel yönetim sınırları dışında olması sebebiyle ruhsatın il özel idaresi tarafından verildiğini ifade etmiştir. Bu durum, otelin denetiminde eksiklik ve sorumluluk tartışmalarını beraberinde getirmektedir.
Olayın ardından, hem yerel hem de ulusal düzeyde denetim mekanizmalarının gözden geçirilmesi gerektiği konusunda genel bir mutabakat oluşmuştur. Kamuoyunda gündeme gelen bu trajedi, Türkiye genelindeki otel ve turizm işletmelerinin güvenlik standartlarının sorgulanmasına yol açmıştır. Yangın güvenliği standartlarının yeterliliği, işletmelerin bu standartlara uygun bir şekilde denetlenip denetlenmediği gibi sorular, önümüzdeki günlerde daha yoğun bir şekilde tartışılacaktır.
Sonuç olarak, Bolu Kartalkaya’daki yangın faciası, sadece bu otel için değil, Türkiye’deki diğer turizm işletmeleri için de bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için, hem yerel hem de merkezi düzeyde gerekli düzenlemelerin yapılması kaçınılmaz görünmektedir. Bu tür durumların önüne geçmek için, denetim zafiyetlerinin ortadan kaldırılması ve tüm işletmelerin güvenlik standartlarının artırılması gerekmektedir.