2025 Adli Yılı: Savcılıkla İlgili Önemli Reformlar

HHaber Merkezi
0 okunma

2025-2026 Adli Yılı, 1 Eylül 2025 tarihinde resmen başladı. Daha İyi Yargı Derneği, bu yeni adli yıl vesilesiyle savcılık kurumunun mevcut durumunu ele aldı.

“Savcılığın yargıdaki konumu ıslah edilmeli”

Dernek, savcılığın yargı içindeki rolünün, görev ve yetkilerinin yanı sıra işleyişinin de kapsamlı bir şekilde reforme edilmesi gerektiğini vurguladı. Savcılık ofislerinin adliye binalarından çıkarılması ve mahkeme salonlarında savcıların hâkimle aynı kürsüde değil, hâkim karşısında, avukatlarla eşit seviyede durması gerektiği belirtiliyor.

Savcılık soruşturmaları toplumda endişe yaratıyor

Daha İyi Yargı Derneği’nin savcılık kurumuna ilişkin değerlendirilmesi şöyle aktarıldı:

“Savcılıkların başlatmış olduğu ceza soruşturmaları, ifadeye çağırma ve yakalama kararları, bazı durumlarda henüz iddianame düzenlenmeden alınan tutuklama ve özgürlük kısıtlama kararları, toplumsal ve siyasi hayatı derinden etkilemektedir. Bu süreçler dolayısıyla toplumun geniş bir kesimi, savcılık işlemlerinin yargıyı siyasi bir araç haline getirdiğinden endişe etmekte ve şikayet etmektedir. Kamuoyunun, savcılık kurumunun yargıdaki önemi ve işlevi hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı gözlemleniyor. Ancak mahkemelerde savcıların hâkimlerle aynı kürsüyü paylaşması ve aynı dosya üzerinden çalışmaları, geniş bir dikkat çekmektedir.”

Savcıların bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığı

“Savcılıkların bağımsızlığı, tarafsızlığı, şeffaf ve hesap verebilir olmaları önem taşıyan konulardandır. Devletin sağladığı mali ve maddi imkanlarla çalışan savcıların, yöneticilere bağımlı hale gelmesi, yargıyı bağımsız bir güç olmaktan çıkararak iktidarın bir uzantısı duruma getirebilir. Bu durum, devletin cumhuriyet ve demokrasi niteliğini kaybetmesine neden olabilir ve zamanla oligarşi veya tiranlık gibi olumsuz sonuçlar doğurabilir.”

Hâkimler ve savcılar fiziken birbirinden ayrılmalı

Daha İyi Yargı Derneği, savcılık kurumu için şu reform önerilerinde bulunuyor:

-Savcılar adliye binalarından ayrı bir yerde konumlandırılmalıdır.

-Hâkimler ve savcılar arasındaki sosyal mesafe artırılmalıdır.

-Başsavcılar, Adalet Komisyonları’ndan uzaklaştırılmalıdır.

-Adliyelerin yönetimi, tarafsız yöneticilere devredilmelidir.

-Savcı ve hâkim adaylığı, kurumlar arasında ayrılmalıdır.

-Hâkim ve savcıların görev yerlerinin tayininde, aynı kişilerin uzun süre aynı yerlerde kalmamaları sağlanmalıdır.

Savcılar, hâkimin kürsüsünden savunmanın seviyesine inmeli

-Savcılar mahkeme salonunda hâkimle aynı kürsüde durmamalı; hâkime karşı aynı mesafede, avukatlarla eşit seviyede yer almalıdır.

-Mahkeme ortamında savcı, suçtan zarar gören ve sanık ile avukatla birlikte görünmelidir. Sanık, sorgulama esnasında özel bir alanda oturmalıdır.

-Savcılar, davalarını hâkimin çalıştığı dosya ile değil, kendi ayrı dosyaları üzerinden yürütmelidir.

-Savcı ve şüpheli arasındaki iddia ve savunma dengesi sağlanmalıdır.

-Çifte savcı görevlendirilmesi öneriliyor; biri suçlama diğeri ise savunma üzerine odaklanmalıdır.

-Soruşturmada gizlilik kararı verilmemeli, her iki tarafın dosyaya erişimi sağlanmalıdır.

-Dava açan savcı, duruşmaları sonuna kadar takip etmelidir.

Özgürlükleri kısıtlamaya doğal hâkim karar vermeli

-Tutuklama ve diğer özgürlük kısıtlamaları sadece şüpheliye yöneltilen suçlamayı incelemekle yetkili mahkeme hâkimi tarafından karara bağlanmalıdır.

-Yetkili mahkeme kararlarına karşı itirazları, heyet halinde çalışan ağır ceza mahkemeleri ele almalıdır.

-Ağır ceza mahkemelerinin ilk tutuklama kararına itirazlar, en yakın ağır ceza mahkemeleri tarafından değerlendirilecektir.

-En yakın ağır ceza mahkemelerinin kararlarına itirazlar ise, bünyesinde iki veya daha fazla ağır ceza mahkemesi bulunan bir heyet tarafından incelenmelidir.

-Ceza davalarında özgürlük kısıtlayan kararlara karşı duruşmalı itiraz imkanı getirilmelidir.

Ekonomim

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın