750 TL’ye Sağlık Raporu Skandalı: Soruşturma Başladı!
750 TL karşılığında “sağlıklısın” damgası vuran sürücü kursları, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dikkatini çekti. Resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla başlatılan soruşturmanın yanı sıra eğitimlerdeki güvenlik ihlalleri, sürücü kursu sistemine olan güveni sarsıyor.
750 TL’ye Sağlık Raporu: Muayene Yok, Soru Yok!
İddialar, 7 Mart 2025 tarihinde Altancan Sürücü Kursu‘na ehliyet için kayıt yaptıran bir kursiyerin şikayetiyle gün yüzüne çıktı. Kurs yetkilileri, “Hiçbir yere gitmene gerek yok, 750 TL’ye sağlık raporunu temin ederiz!” gibi bir teklif sunarak süreci başlattı. Kursiyer, bu teklifi başlangıçta bir “güncelleme işlemi” olarak değerlendirip kabul etti, fakat başka bir kurumla yaptığı görüşme sonrasında durumun resmi belgede sahtecilik</strong; olduğunu anladı. Savcılığa sunulan banka dekontları, WhatsApp yazışmaları ve e-Nabız çıktıları, skandalın boyutlarını gözler önüne serdi. Sağlık raporu, tanınmayan Dr. Harun Kaya adına düzenlenmişti!
Kursiyer, kurs sahibinin ve kendini “ortağı” olarak tanıtan bir kişinin, iade talebini alaycı bir tutumla reddettiğini belirtti: “Sınav ücretini karşılama teklifinde bulundular, fakat ben bu yolla suça ortak olmak istemedim!” Raporda imzası bulunan doktorun belgeyi gerçekten düzenleyip düzenlemediği ya da e-imzasının kötüye kullanıldığı sorusu, soruşturmanın kilit noktası. Kursiyer, diğer kursiyerlerin de benzer yöntemle rapor aldığını iddia ederek, “Kursiyer listeleri, doktorlar ve para transferleri incelenirse yüzlerce kişilik bir suç ağı ortaya çıkabilir!” yorumunda bulundu.
Eğitimde Güvenlik Skandalları: Kasksız Motor, Eksik Ekipman!
Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulan dilekçede, sahte rapor iddialarının yanı sıra sürücü kurslarındaki güvenlik ihlalleri de detaylandırıldı. 27-28 Haziran 2025 tarihlerinde yaşanan skandallar arasında şunlar yer alıyor:
-
Tek eğitmenle eksik ekipmanlı üç öğrenci aynı araçla sınav güzergâhında trafiğe çıkarıldı.
-
Okul çıkış saatlerinde güvenlik önlemi alınmadan eğitim gerçekleştirildi.
-
Motor ve araçlar, eğitmenin kişisel işlerini halletmesi için döner kavşakta park edildi.
-
Görevli komisyonun yanında kasksız motor kullandırıldı!
Dilekçede, bu tarihlere ait okul içi ve dış parkur kamera kayıtlarının incelenmesi durumunda ihlallerin kanıtlanabileceği belirtildi. Ancak kursiyer, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin incelemesinin yetersiz olduğunu ve polis aşamasında kamera kayıtları ile diğer delillerin araştırılmadığını savunarak sürecin eksik yürütüldüğünü dile getirdi.
Soruşturma Ateşi: Suç Ağı Çözülecek Mi?
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Özdamla ve Altancan Sürücü Kursları hakkında yürütülen soruşturmayı resmen başlattı. İddialar, sadece sahte sağlık raporlarıyla sınırlı kalmayıp, kursların eğitim süreçlerindeki güvenlik ihlallerini de kapsıyor. Savcılık, sunulan delilleri değerlendirerek suç ağının boyutlarını ortaya çıkarmaya çalışıyor. Kursiyerin ifadesine göre, detaylı bir soruşturma, yüzlerce kişiyi etkileyen bir sahte rapor şebekesini gün yüzüne çıkarabilir.
Türkiye’nin Güven Krizi!
Bu skandal, e-imza ve sahte diploma olaylarının ardından, sürücü kursu sistemine olan güveni zedelerken, sahte sağlık raporları da trafik güvenliğini tehdit eden bir sorun haline geliyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve savcılığın, bu iddiaları ciddiyetle ele alarak, şeffaf bir soruşturma yürütmesi elzem. Türkiye, bu tür skandallarla değil, adalet ve güvenle anılmalıdır!





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın