AİHM Kararları: Hak İhlalinde Zorunlu Adım Belirlendi
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) hak ihlalleriyle ilgili kararlarının uygulanmasına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, AİHM tarafından verilen ihlal kararlarında devletlerin hangi yöntemi seçeceği konusunda bir takdir hakkı bulunduğunu ancak bazı durumlarda bu hakkın belirgin sınırlarla sınırlı olduğunu vurguladı.
Yıldız, “AİHM, ihlal kararlarının nasıl uygulanacağı konusunda devletlerin tercihine müdahale etmediği, ancak seçenekler tükendiğinde ihlalin giderilmesi için gerekli tedbirleri doğrudan gösterdiği bilinmektedir.” ifadelerini kullandı.
TUTUKLULUK NEDENİYLE OLUŞAN HAK İHLALİNDE ZORUNLU ADIM
Yıldız, tutuklama sonucunda meydana gelen hak ihlallerine özel olarak değinerek, bu tür durumlarda yalnızca tahliye kararının, ihlalin sona ermesini sağlayacağını belirtti. “Hak ihlali tutuklama nedeniyle gerçekleşmişse, sadece tutuklu kişinin tahliye edilmesi ile ihlale son verilebilir. Başka bir alternatif yoktur.” şeklinde mahkeme kararlarının bağlayıcılığına dikkat çekti.
Ayrıca, tutukluların AİHM kararları doğrultusunda sunduğu başvuruların yargı organları tarafından ‘makul süre’ içinde değerlendirileceğine de vurgu yaptı. “Buradaki makul süre, keyfi bir zaman dilimi değildir.” diyen Yıldız, bu başvuruların gecikmeksizin, hukuk devleti ilkelerine uygun biçimde ele alınmasının gerekliliğini ifade etti.
“HAKİM VE PERSONEL SIKINTIMIZ YOK”
Yargı süreçlerinin etkin bir şekilde işlemesi için personel yeterliliğine de değinen Yıldız, Türkiye’de 25 bin 459 hâkim ve cumhuriyet savcısının görev yaptığını, ayrıca bu yargı mensuplarına yardımcı olan 179 bin 591 personelin bulunduğunu kaydetti. “Yani hâkim ve personel sıkıntımız yoktur.” sözleriyle AİHM kararlarının gerekliliklerinin yerine getirilmesinde yapısal bir engel olmadığını ima etti.
Yıldız’ın paylaşımı şu şekilde yer aldı:
“AİHM, ihlal kararlarının nasıl uygulanacağı konusunda devletlerin takdir yetkisine müdahale etmez; ancak seçenek kalmadığında ihlalin giderilmesi için alınması gereken tedbirleri doğrudan belirtir. Hak ihlali tutuklama sebebiyle ortaya çıkmışsa, ancak tutuklu kişi tahliye edilerek ihlale son verilebilir. Bu durumda başka bir alternatif yoktur.”
“Tutuklunun AİHM kararı doğrultusunda, ihlalin kaldırılması için verdiği dilekçelerin makul bir süre içinde incelenip karara bağlanması gerekmektedir. Buradaki makul süre, keyfi bir süre değildir.”
“Adaletin hizmetinde 25 bin 459 hâkim ve cumhuriyet savcısı bulunmaktadır. Hâkim ve savcılara yardımcı personel sayısı ise 179 bin 591 kişidir. Yani hâkim ve personel sıkıntımız da yoktur.”





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın