AYM’de Bireysel Başvurular İçin Yeni Dönem Başladı

HHaber Merkezi
0 okunma

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Ankara Vilayetler Evi’nde basın mensuplarıyla düzenlediği iftar programında bir araya geldi.

Bu özel etkinlikte, hak arama yöntemlerinin etkinliği için teknolojik dönüşüme verdikleri önemi vurgulayan Özkaya, AYM’ye bireysel başvuruların 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren elektronik ortamda, UYAP Avukat Portalı üzerinden yapılabileceğini hatırlattı.

1 Ekim 2025 tarihinden itibaren yüksek mahkemeye bu yöntemle 6 bin 686 bireysel başvuru yapıldığını ifade eden Özkaya, bu uygulamanın erişilebilirliği artırdığını ve başvuru süreçlerinin daha hızlı, etkili ve şeffaf bir şekilde yürütülmesine olanak sağladığını belirtti.

Ayrıca, görev alanlarındaki işler ve raportörlük için yapay zeka kullanımına dair önemli çalışmalar yapıldığını da sözlerine ekledi.

Özkaya, 2025 yılı itibarıyla Anayasa Mahkemesi’ne 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldığını ve 71 bin 175 başvurunun sonuçlandırıldığını duyurdu. Verdiği bu rakamlar, AYM’nin artan iş yüküne rağmen büyük bir özveri ve gayretle çalıştığını gösterdiğini vurguladı. “Bireysel başvuruların yüzde 87,2’si karara bağlandı.”

Başkan Özkaya, AYM’ye yapılan bireysel başvurulara ilişkin detayları da paylaştı:

“23 Eylül 2012’den 31 Aralık 2025’e kadar bireysel başvuru sistemi çerçevesinde 714 bin 774 başvuru gerçekleşti. Bunlardan yaklaşık 623 bin 88’i, yani yüzde 87,2’si karara bağlandı. Halen 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır. 2025 yılında karara bağlanan başvurulardan 5 bin 268’inde ihlal kararı verilmiştir. Bu ihlal kararları arasında, makul süre ihlali bulunmamakta, nitelikli haklarla ilgili ihlaller söz konusudur. 23 Eylül 2012’den 31 Aralık 2025’e kadar verilen toplam 84 bin 519 ihlal kararının 56 bin 443’ü makul sürede yargılanma hakkını ihlal ederken, hak bazlı ihlal kararları ise 28 bin 76’dır. Bu grupta en fazla ihlal kararı adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ile ilgilidir.”

Verilen ihlal kararlarının toplam başvuruya oranının makul süre hariç yaklaşık yüzde 3,9 olduğunu kaydeden Özkaya, AYM’nin bireysel başvuru incelemelerinde bir süper temyiz mercii olarak görev yapmadığını, yalnızca hakların anayasal anlamda ihlal edilip edilmediğine baktığını belirtti.

Özkaya, “Mahkememiz, bireysel başvurularla verdiği önemli kararlarla anayasal ilkelerin daha görünür ve işlevsel hale gelmesine katkı sağlamıştır. Bu sayede bireysel başvuru, Anayasa’nın yaşayan bir metin olmasına olanak tanıyan dinamik bir mekanizma özelliği taşımaktadır,” dedi. “Bireysel başvuru sistemi başarıyla devam etmektedir.”

Verilen ihlal kararlarının hayata geçirilmesine yönelik belirli usul ve süreçlerin devrede olduğunu vurgulayan Özkaya, “31 Aralık 2025 itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olan ihlal kararlarının sayısı 83’tür. Bunların önemli bir kısmının icra süreci devam etmektedir. Bir kısım kararın uygulamaya geçmemesinin sebebi, AYM’den farklı yorumlanan ihlal gerekçeleri veya uygulanması gereken mevzuattır. Ancak, bu durum önemli kararların gereksiz olduğu anlamına gelmez. Kesinlikle bu kararlar son derece dikkate değer.” şeklinde konuştu.

Aynı zamanda, 31 Aralık 2025 itibarıyla mahkemenin verdiği ihlal kararlarının yüzde 99,7’sinin gereğinin yerine getirildiği bilgisini veren Özkaya, bu durumun bireysel başvurunun etkili bir hak arama yolu olduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi. “Anayasa Mahkemesi, 2010 yılında milletimizin verdiği yetkiye dayanarak hayata geçirilen bireysel başvuru sistemini büyük bir kararlılıkla uygulamaya devam etmektedir.”

“Derdest Yüce Divan dosyası kalmamıştır.”

“Norm denetimi” kapsamında 2025 yılında AYM’ye 51 iptal davası ve 226 itiraz olmak üzere toplam 277 başvuru yapıldığını aktaran Özkaya, buna karşılık 2025’te 278 iptal davası ile itiraz başvurusunun karara bağlandığını ve 472 kuralın Anayasa’ya uygunluk denetiminden geçtiğini duyurdu.

Özkaya, “2012’den 31 Aralık 2025’e kadar toplam 2 bin 328 iptal davası ve itiraz başvurusu yapıldı. Sonuçlandırılan dosya sayısı ise 2 bin 322’dir. Bu tarih itibarıyla derdest dosya sayısı 114’tür,” bilgisini verdi.

Yüksek Mahkeme’nin Yüce Divan yargılamaları üzerindeki rolüne de dikkat çeken Özkaya, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında olağanüstü bir dönem yaşandığını belirtti. Bu süreçte yargısal faaliyetlerin de etkilendiğini ifade ederek, mahkemenin 2017’den itibaren 12 Yüce Divan dosyasını karara bağladığını ve toplamda 32 kişi hakkında hüküm tesis ettiğini kaydetti. 2025 yılı itibarıyla derdest Yüce Divan dosyası bulunmadığını açıkladı.

“Parti kapatma davalarına ilişkin derdest dosya sayısı 5 olarak belirlenmiştir.”

AYM’nin siyasi partilere ilişkin mali denetim uygulamaları hakkında bilgiler veren Özkaya, 2025 yılı içerisinde 164 dosyanın sonuçlandırıldığını belirtti. Ayrıca, siyasi partilerin mali denetimi ile ilgili Sayıştay Başkanlığı ile koordineli çalışmalar yürüttüklerini hatırlattı. Şu an itibarıyla 188 faal siyasi partinin mali denetimlerinin yapıldığını ekledi. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararların ve gözetilen ölçütlerin detaylarını içeren bir Siyasi Parti Mali Denetim Rehberi hazırlanması çalışmasının devam ettiğinin altını çizdi.

Özkaya, Anayasa ile mahkemeye verilen görevler arasında siyasi partilere ilişkin kapatma davalarını karara bağlamanın da bulunduğunu belirterek, 2025 yılı sonu itibarıyla parti kapatma davalarına ilişkin derdest dosya sayısının 5 olduğunu ifade etti.

AYM’nin HDP ile ilgili kapatma davası hakkında basın mensuplarının sorduğu soruları yanıtlayan Özkaya, “Anayasa Mahkemesi, HDP hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili henüz bir karar vermedi. Bu dava oldukça kapsamlı olduğu için, süreç uzamıştır.” dedi. İddianamede yer alan hususların detaylı bir inceleme gerektirdiğini belirten Özkaya, “Dava kapsamında dört raportör atadık. HDP’nin kapatılması için 520 kişinin eylemi gerekçe gösteriliyor ve bunlardan 451’i hakkında yasaklılık talep ediliyor. Bu durum, yaklaşık 3 bin davaya tekabül etmektedir. Dosyada 840 sayfa iddianame, 60 klasör ve 200 GB dijital materyal bulunuyor. Teknik olarak son aşamaya gelindi ve Anayasa Mahkemesi esas incelemeye başlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Özkaya, “Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması” konusuna da değindi. Anayasa Mahkemesi’nin bu konuyu herhangi bir eylemde bulunmadan, süreci takip ettiğini belirtti.

“AİHM’in ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmesi konusunda yetki alanımız yok”

“Milletvekilliği düşürülen Can Atalay ve eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında AYM ile AİHM tarafından verilen ihlal kararlarının yerine getirilmemesi üzerine yapılan değerlendirmelerde,” AYM’nin Atalay ile ilgili üç kararı bulunduğunu hatırlatan Özkaya, verilen kararların yargısal görüşlerini içerdiğini belirtti.

AYM’nin AİHM’in verdiği ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi durumunda başvuru incelemesi yaptığını ancak bu konuda bir yaptırım veya temin etme yetkisinin bulunmadığını kaydetti. “Bu tür meselelerde yapmamız gereken, incelemelerimize dayanarak karar vermektir,” şeklinde konuştu.

“Eylül 2026 itibariyle yapay zekayı devreye almayı planlıyoruz.”

Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin yapay zekayı hangi alanlarda kullanmayı düşündüğüne dair soruları yanıtlarken, “2026’nın eylül ayına kadar yapay zekayı hayata geçirmeyi hedefliyoruz. İlk aşamada bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesi noktasında yapay zeka kullanmayı planlıyoruz,” dedi. Bununla birlikte yapay zekanın, raportörler için hazırlık çalışması niteliğinde katkı sağlayacağına dikkat çekti.

İkinci aşamada, dosyaların değerlendirilmesi öncesinde kategorize edilmesinde de yapay zekanın kullanılabileceğini belirten Özkaya, “Bu süreçte yapay zeka, daha önceki benzer kararlara dayanarak dosyalara dair önerilerde bulunabilecek. Ancak, her iki aşamada da oluşturulacak verilerin doğruluğunun kontrol edileceği unutulmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın