Çocuk İşçiliği Raporu: Ölüm Ve Yoksulluk Alarmı!

HHaber Merkezi
0 okunma

Yeni eğitim-öğretim dönemiyle birlikte, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, çocuk işçiliği ve iş cinayetleri konusuna dair bir rapor yayımladı. Bu rapora göre, geçtiğimiz yıl 72 çocuğun iş kazalarında yaşamını yitirdiği ve bu olgunun artan yoksulluk ile uygulanan politikalarla ilişkilendirildiği ifade edildi. İSİG Meclisi, çocuk işçiliğinin yasaklanması ve mesleki eğitimin yeniden gözden geçirilmesi taleplerini raporun gündemine taşıdı.

İSİG Meclisi, raporda 18 yaşında ölen çocuk işçilerin 14’ünün bulunduğunu, ancak bu çocuklardan kaçının yasal olarak reşit kabul edildiğini bilemediklerini vurguladı. Bu durum, raporda 18 yaşında hayatını kaybedenlerin içinde çocuk işçilerin olabileceğine dikkat çekilerek aktarıldı.

‘OSB, ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİNİ KENT MERKEZLERİNE TAŞIYOR’

Raporda, çocuk işçiliğinin hem yoksulluk hem de belirli politikalar doğrultusunda kent merkezlerine taşındığı belirtildi. “MESEM uygulaması gibi devlet politikalarına dayanan çocuk işçiliği, Anadolu’nun farklı kentlerinde yoğunlaşan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile çocuk işçi ölümlerini şehir merkezlerine ve çevrelerine taşıyor. Artık çocuk işçiler her yerde bulunuyor” ifadelerine yer verildi.

Bu süreçte tarım sektöründe 20, sanayi sektöründe 19, inşaat sektöründe 17 ve hizmet sektöründe 16 çocuk hayatını kaybetti. Toplamda çocuk işçi ölümlerinin %28’inin tarım sektörü kaynaklı olduğu kaydedildi. Son 12 yıl içerisinde yaşanan çocuk işçi ölümlerinin %65’i, İSİG Meclisi’nin çetele tutmaya başladığı 2013-2014 yıllarında tarım sektöründe gerçekleşti.

Raporda, “Hayali bisiklet almak olan 12 yaşındaki Harranlı fındık işçisi Zeliha’nın yaşı araştırmalarımız sonucunda bir ay sonra öğrenildi. Beraber ölen 13 yaşındaki İbrahim ve 16 yaşındaki Abdullah’ın çocuk olduğu bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı mı? 40-50 derece sıcaklıkta çalışırken serinlemek ya da banyo yapma ihtiyacını karşılamak için dereye giren tarım işçisi çocuklar hayatını kaybediyor. Onlar için ne yapıldı? PR hüsranı yaratmayın! Tarım işçisi çocukları yaşatmak için çaba gösterin!” denilerek bazı çocukların anılarına vurgu yapıldı.

ÇOCUK İŞÇİ YAŞI 10’A DÜŞTÜ

Son iki okul döneminde en az 15 çocuk, MESEM adı altında sanayi veya inşaat sektöründe çalışırken yaşamını yitirdi. Ayrıca bu süre zarfında, Mesleki Teknik Anadolu, Ticaret ve Denizcilik gibi liseler kapsamında staj yapan 7 çocuk da hayatını kaybetti.

505 bin 18 yaşın altındaki çocuk, MESEM’lerde ucuz işgücü olarak istihdam edilirken, aynı zamanda kamu kaynaklarından aktarılan finansmana da maruz kaldı. Eğitim yılı başlangıcında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 18 kentte “zanaat atölyeleri” ve 4 kentte “meslek ortaokulları” açması, çocuk işçiliğinin yaşını 10’a kadar düşürdü.

İSİG Meclisi, 2025-2026 eğitim öğretim yılı başlarken taleplerini şu şekilde sıraladı:

1- Çocuk işçilik yasaklanmalı, mesleki öğrenim çocuk gelişimine uygun bir biçimde düzenlenmeli ve kamu kurallarına tabi olmalıdır. Mesleki eğitime karşı değiliz; ancak yoksul çocukları 10 yaşından itibaren ucuz iş gücüne dönüştüren düzenlemelere karşıyız. MESEM’lerin eğitim işlevi yoktur ve bu nedenle kapatılmalıdır.

2- Eğitimdeki her kademe tamamen ücretsiz hale getirilmeli, 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilerek müfredat aklın ve bilimin ışığında yeniden oluşturulmalıdır. Okulda bir öğün yemek verilmesi ve yoksul çocukların ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanması gereklidir. Ulaşım sorunları çözülmeli, okulların tüm ihtiyaçları karşılanmalı ve öğretmen atamaları yapılmalıdır. Eğitim bütçesi artırılmalıdır.

3- Yaşam alanlarımız, uyuşturucu ve çetelerden arındırılmalı; çocukların gelişimine uygun hale getirilmelidir. Suça sürüklenen çocuklar konusundaki yaklaşımımız bu perspektifle şekillenecektir. Acil olarak yaşam alanlarımızda çeteleşmeye karşı örgütlenilmelidir.

4- Çocuk işçiliğe, geleceksizleştirmeye ve paralı eğitime karşı; güçlü bir gençlik hareketi oluşturulmalı ve durumdan etkilenen her yaş grubunun örgütlenmesi sağlanmalıdır. Bu kapsamda üzerimize düşeni yaparken, gençlerimizin atacağı adımların yanında olacağımızı ifade etmeliyiz.

Dilan KAYA / KARAR

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın