Demokrasi İçin Direniş: Halkın İradesine Sahip Çık!

HHaber Merkezi
0 okunma

Açıklama şu şekilde:

“DEMOKRASİ, EMEK, ADALET VE ONUR MÜCADELESİNDE ISRARCIYIZ!

Değerli basın emekçileri,

Konfederasyonumuzun Merkez Yönetim Kurulu’nun kıymetli üyeleri,

Kardeş sendikalarımızın değerli yöneticileri,

Ve yolumuzu birlikte yürüdüğümüz onurlu emekçiler…

Ülkemizin farklı bölgelerinde hızla yayılan orman yangınları alarm verici bir durum haline gelmiştir. İktidarın özelleştirme ve kar hırsı, ormanlarımızın yanmasına neden olmuştur. Alevler, hem yerleşim alanlarını hem de insanların hayatını tehdit ederken, AKP hükümeti durumu izlemekle yetinmektedir. Ormanların yok edilmesi, geleceğimizin de tehlikeye girmesine sebep olacaktır. Orman yangınlarıyla mücadelede hızlı müdahaleden çok, önleyici adımlar atmak önemlidir.

Orman yangınları sırasında karadan ve havadan yapılan müdahalelerde yaşanan araç ve insan kaynağı yetersizliğine rağmen, alevlerle mücadelede yer alan fedakar itfaiye ekipleri ve gönüllülere teşekkür ediyoruz. Yangınlardan etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz.

Son günlerde yerel yönetimlere yönelik artan saldırılar, yalnızca belediye başkanlarını hedef almakla kalmıyor. Bu tür saldırılar, doğrudan halkın iradesine, seçme ve seçilme hakkına, dolayısıyla Türkiye’nin demokratik yapısına yönelik açık bir müdahale niteliği taşımaktadır.

Yerel seçimlerde halkın iradesiyle iş başına gelen belediyelere kayyum benzeri uygulamalar ve yargı maskesi altında uygulanan operasyonlar, demokratik hukuk devleti ilkesine zarar vermektedir.

Tüm Yerel-Sen olarak uyarıyoruz:

Siyasi gerekçelerle halkın iradesiyle kazanamadığınız belediyelere el koymak, hukuku bir araç olarak kullanmak ve idari vesayet yoluyla halkın iradesini ihlal etmek, sadece bir siyasi müdahale değil, anayasal düzene, demokrasiye ve kamu emek gücüne karşı işlenmiş bir suçtur.

Belediyelere yönelik bu antidemokratik kuşatma, yöneticileri değil, kenti inşa eden, sosyal hizmet sunan ve halkın yaşadığı alanları koruyan yüzbinlerce kamu çalışanını da hedef almaktadır. “Seçimle almadıklarını kayyımla almaya çalışıyorlar.”

İktidar, seçimle elde edemediği güçleri kayyımlar ve baskılarla yeniden inşa etmeye çalışarak muhalefet belediyeleri üzerinde açık bir baskı kurmaktadır. Bu tutum, siyasi etiği, hukuku, demokrasiyi ve halkın anayasal seçme-seçilme hakkını hiçe saymaktadır.

Belediyeler, halkın iradesiyle şekillenen ve kamu hizmetlerinin yerinden yönetimini sağlayan anayasal kurumlardır. Unutulmamalıdır ki belediyeler, yurttaşların birinci elden muhatap olduğu devlet kurumlarıdır. Bu kuruma yönelik her türlü antidemokratik müdahale, yurttaşlara ve devletin kurumsal varlığına karşı da bir müdahale anlamına gelir.

Halkın iradesine yönelik bu müdahaleler, aynı zamanda toplu sözleşme hakkımıza, örgütlenme özgürlüğümüze ve güvenceli çalışma düzenimize de bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle bu saldırılar yalnızca seçilenlere değil, aynı zamanda emekçilerin haklarına da yöneliktir.

Buradan açıkça ifade ediyoruz:

  • Halkın iradesine dokunamazsınız!
  • Belediyelere, seçilmişlere ve kamu emekçilerine yönelik operasyonları kabul etmiyoruz!
  • Kayyım düzenini meşrulaştıran her adımı, demokrasi dışı bir gasp olarak görüyoruz!

Tüm Yerel-Sen olarak bu tür girişimlere karşı dimdik duruyor, halkın özgür iradesini hedef alan girişimlere karşı sesimizi yükseltiyoruz.

“Danışıklı Toplu Sözleşme Tiyatrosuna Karşı Gerçek Taleplerimizi Haykırıyoruz!”

Dönem Toplu Sözleşme süreci, iktidarın memur konfederasyonları aracılığıyla yürüttüğü bir gösteriye dönüşmüş durumdadır. Masada temsil edilen kamu emekçilerinin gerçek sorunları ve talepleri göz ardı edilmektedir. Bizim için kaygı verici olan; yalan beyanlarla iş başında tutulan TÜİK, sarı sendikalar ve emek karşıtı politikalarla bu süreçte karşılaşacağımız zammın trajik boyutlarıdır.

Yerel yönetimlerde çalışan on binlerce emekçinin taleplerinin her yıl olduğu gibi bu yıl da karşılık bulacağına ihtimal vermiyoruz. Ekonomik koşullar, kamu emekçilerinin yaşamını sürdürebilmelerini zorlaştırmıştır.

Tüm Yerel-Sen Olarak 8. Dönem Toplu Sözleşme Sürecinde İfade Edilen Temel Taleplerimiz:

Grevli ve zorunlu toplu sözleşme hakkı tanınmalı, belediyelerde imzalanan sözleşmelerde üst sınır kaldırılmalı. Ayrıca, belediye başkanlarının insafına bırakılan toplu sözleşme uygulamaları yasal güvence altına alınmalı; kazanılmış haklar korunmalı, zimmet tehdidi sona erdirilmelidir.
Vergide adalet sağlanmalı, kamu çalışanlarının gelir vergisi oranı %15 olarak sabitlenmelidir.
Liyakat esasına dayalı görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları düzenli olarak yapılmalı, mülakat uygulaması kaldırılmalıdır.

Maktu mesai ücretleri artırılmalıdır. İtfaiye, zabıta ve güvenlik personeline ödenen ücretler, taban aylık seviyesine çekilmeli, vergi muafiyeti ile birlikte bu ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır.

Yeni hizmet sınıfları tesis edilmelidir. Afet ve Acil Durum Hizmetleri, Zabıta Hizmetleri ve Güvenlik Hizmetleri adı altında özel meslek grupları oluşturulmalıdır.

Zabıta, itfaiye ve güvenlik personeline 90 güne kadar fiili hizmet süresi verilmelidir. Fiili hizmet zammı ve yıpranma hakkı kadroya esas hale getirilmelidir.

Görev başında hayatını kaybeden ya da sakatlanan itfaiye personeli, şehit/gazi statüsüne alınmalıdır. 3600 ek gösterge, birinci dereceye gelen tüm kamu görevlilerine verilmelidir.

Yardım olarak yapılan ayni destekler, nakit olarak verilmelidir.

Yemek yardımı güncellenmeli, ekonomik koşullara uygun hale getirilmeli ve vardiya usulü çalışanlara da yansıtılmalıdır.

Mali hizmetler birimi çalışanlarının haklarının, genel bütçe idarelerinde görev yapanlarla eşitlenmesi sağlanmalıdır.

Yerel yönetimlerde kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve hizmetin dengeli bir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla belediye şirketleri ve hizmet alımı yöntemlerinden vazgeçilmeli; belediyeler, norm kadro sayısına uygun kamu çalışanlarını istihdam ederek hizmetlerini bu personel üzerinden yürütmelidir. Son yıllarda yaşanan depremler, sel ve yangınlar da göz önünde bulundurulmalıdır; belediyelerin personel sayıları artırılmalıdır.

Arazi tazminatı güncellenmeli, teknik hizmetler ve arkeologlar dahil açık alanda çalışan tüm personele adil bir ödeme yapılmalıdır.

İl Özel İdaresi çalışanlarına ek tazminatlar verilmelidir. KÖYDES ve proje temelli işlerde çalışan teknik personel, ağır iş yüküne rağmen ek tazminat alamamaktadır; bu nedenle projeye özel ek ödeme, arazi tazminatı ve hizmet puanı verilmelidir.

3. Dönem Toplu Sözleşme içerisinde yer alan “ilave derece” hakkı uygulanmalıdır.

Ekonomist kadrosu mağduriyet yaşamamalı ve özel hizmet tazminatları eşitlenmelidir.

Aile yardımı artırılmalı; ekonomik koşullar göz önüne alınarak güncellenmelidir.

Becayiş hakkı genişletilerek zorunlu hale getirilmeli ve kurumlar arası geçişler kapsama alınmalıdır.

Genişletilmiş ek taleplerimiz ise şu şekildedir;

Psikososyal destek hizmetleri yaygınlaştırılmalı; özellikle kriz, afet, toplumsal olaylar ve vardiyalı ağır görevler yürüten yerel yönetim çalışanlarına psikolojik destek sağlanmalıdır.

Kurum içi şiddet, mobbing ve ayrımcılıkla mücadele azaltılmalı; iş yerlerindeki psikolojik şiddet ve ayrımcı uygulamalara karşı caydırıcı disiplin yönetmelikleri oluşturulmalıdır.

Kadın emekçilere yönelik pozitif düzenlemeler sağlanmalı; kreş hakkı, gebelik sonrası esnek çalışma gibi uygulamalar yasal hale getirilmelidir. Ayrıca, kadınların üst düzey görevlerde temsil oranı artırılmalıdır.

İş sağlığı ve güvenliği koşulları geliştirilmeli; zabıta, temizlik, fen işleri, park-bahçe, itfaiye ve mezarlıklar gibi riskli alanlarda çalışanlar için periyodik sağlık taramaları, güvenlik ekipmanları ve iş güvenliği eğitimleri zorunlu hale getirilmelidir.

Engelli kamu çalışanlarının erişilebilir çalışma ortamı sağlamalı; fiziksel koşullar engelsiz hale getirilmelidir. Ayrıca, görevde yükselme, becayiş ve mesleki gelişim imkanları eşit bir şekilde sunulmalıdır.

Performansa dayalı değil, kamusal hizmet esasına göre değerlendirme yapılmalı; personelin değerlendirmesi, öznel kriterlerden arındırılmalıdır.

Kamu emeklilerine yönelik talepler şunlardır:

Emekli kamu çalışanlarına istihdam esnekliği sağlanmalıdır. Emekli teknik personelin veya öğretici uzmanların belediyelerle sözleşmeli danışmanlık yapmasına imkan tanınmalı; SGK kesintileri kaldırılmalıdır.

Emeklilikte insanca yaşam geliri güvence altına alınmalı; emekli maaşları, aktif memur maaşlarının belli bir oranına sabitlenmelidir. Emekliler, kendi sendikal haklarıyla toplu pazarlık süreçlerine gözlemci veya danışma statüsünde katılabilmelidir. Emekli kamu çalışanlarına ücretsiz ya da indirimli ulaşım hakkı sağlanmalıdır.

Yerel yönetimlerde görev yapan kamu emekçilerinin sesi olan Tüm Yerel-Sen, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine girerken, insanca yaşam, güvenceli çalışma düzeni ve demokratik toplu pazarlık hakkı için mücadelesini sürdürecektir.

Bugün açıkladığımız talepler, yalnızca ekonomik temellidir. Aynı zamanda demokratik, sosyal ve etik bir mücadeleyi temsil etmektedir. Belediyelerde görevli memurlar, teknik personel, zabıtalar, itfaiyeciler ve güvenlik çalışanları, halkın temel hizmetlerini sunarken, adil bir ücret, güvenli iş ortamı ve saygın bir gelecek talep etmektedir.

Tüm Yerel-Sen olarak demokratik haklarımızın, özgür toplu sözleşme taleplerimizin ve insanca yaşam mücadelesinin arkasındayız.

Belediyelere yönelik siyasi operasyonları ve göstermelik sözleşmeleri kabul etmiyoruz.

Demokratik iradeye, halkın temsilcilerine ve yerel yönetim emekçilerinin sesine sahip çıkmaya devam edeceğiz.

MÜCAHİT DEDE
TÜM YEREL-SEN GENEL BAŞKANI

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın