Doğum İzni 24 Haftaya Çıkıyor, Babalar Eşitleniyor!
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın hazırladığı taslak, mevcut düzenlemelerde bulunan annelere tanınan doğum izni süresinin uzatılmasını öngörüyor. Mevcut durumda 8 hafta doğum öncesi ve 8 hafta doğum sonrası olmak üzere toplam 16 hafta olan iznin, 24 haftaya çıkarılması planlanıyor.
BABALIK İZNİ EŞİTLENİYOR
Yeni düzenleme, işçi ve memur arasındaki mevcut hak farklılıklarını gidermeyi amaçlıyor. Bu çerçevede, eşi doğum yapan işçilere tanınan 5 günlük babalık izni, 10 güne çıkarılacak. Ayrıca, memur babalara halihazırdaki 10 günlük izin hakkı devam edecek. İşçi annelerin de, memur annelerin kullandığı süt izni kadar izin kullanabilmeleri sağlanarak, işçi ve memur arasındaki ayrımın ortadan kaldırılması hedefleniyor.
AYRIMCILIK RİSKİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULDU
Hükümetin doğum iznini artırmayı planladığı, ancak bu durumun kadınların istihdama katılımında bazı olumsuz etkiler yaratabileceğine dair uyarıların dikkate alındığı öğrenildi. Ekonomi yönetimi ile ilgili bakanlıkların değerlendirmeleri, doğum izninin aşırı uzatılmasının özel sektörde “tercih edilmeyen kadın çalışan” algısını güçlendirebileceğini ve işe alımlarda dolaylı bir ayrımcılık riski oluşturabileceğini vurguluyor. Bu bağlamda, doğum izni sürelerinde yapılacak artışın, hem aileyi destekleyen sosyal politikalarla uyumlu olmasına hem de işgücü piyasasında kadınların dezavantajlı duruma düşmemesine özen gösterileceği ifade ediliyor.
NÜFUSUN YÜZDE 20’Sİ TEK YAŞIYOR
Bunların yanı sıra, son verilere göre, nüfus artış hızının 1,48 seviyesinden 1,42’ye gerilemesi bekleniyor. Çalışan kadınlar için bu oran 1,38, ev hanımları için ise 1,78 seviyesinde seyrediyor. Hükümet kaynakları, ev hanımlarındaki bu düşüşün, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in altında kalmasına dikkat çekiyor. Bu nedenle, ev hanımlarına emeklilik ve vergi istisnası gibi teşviklerin gündeme alınacağı belirtiliyor. Çalışan annelerin nüfus artış hızını arttırmak için mahalle tipi kreşlerin yaygınlaştırılması ve çocuk bakım desteklerinin artırılması gibi seçenekler de değerlendiriliyor.
Hükümet kaynakları, nüfusun neredeyse yüzde 20’sinin tek yaşadığını vurgulayarak, hayatın tüm alanlarının “aile ve çocuk dostu” bir yapıya kavuşturulmasının önemine de dikkat çekmektedir.
Emrah ÖZCAN





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın