Doktora Hastadan Korunma Cezası: Şok Olay!
Aydın Atatürk Devlet Hastanesi yönetimi, Dr. G.K.’nin saldırıya uğrayan hastadan kendisini savunmasını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesinde belirtilen ‘amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüz’ kapsamında değerlendirdi. Hastayı hekimin ‘maiyeti’ olarak nitelendirilmesi dikkat çekti.
Görevi sırasında kendisine verilen ceza hakkında bilgi edinen hekim, yasal haklarını kullanarak itirazda bulunmaya hazırlanıyor.
Diken’e ulaşan G.K., 9 Mart’ta hastanenin Acil Servisi’nde meydana gelen olayı aktardı.
G.K., yaygın anksiyete ve konversiyon ön tanısı olan ajite bir kadın hastaya müdahale ettiğini belirtti. Hasta, iki farklı ilaç uygulanmasına rağmen bir türlü sakinleşmedi ve acil servis ortamını rahatsız eden çığlıklar atmayı sürdürdü. Üçüncü bir ilaç uygulamak üzere hazırlık yaparken hasta, doktorun koluna tırnaklarıyla saldırarak onu kendine çekti ve diğer eliyle boğazına sıkı bir şekilde müdahale etti.
Beyaz Kod uygulaması gerçekleştiren G.K. kendini korumak amacıyla hastaya karşı vurdu. Hastanın yere düşmesi sonrasında, G.K. kırmızı alana çekilerek müdahaleye devam etti. Ancak hastanın hekime darp raporu çıkartması nedeniyle şikayetçi olduğu bilgisi geldi. Bununla birlikte hastane yönetimi de konuya ilişkin bir soruşturma başlattı.
Karşılıklı şikayetler geri çekildi
Hasta ve G.K. her ne kadar karşılıklı olarak şikayetlerinden vazgeçip uzlaşsalar ve özür dileseler de hastane içindeki soruşturma devam etti. Kamera görüntüleri olmasına rağmen G.K. hakkında memurluktan atılma kararı alındı.
G.K., kendini koruma zorunda kaldığını ifade etti:
‘Elinde bıçak olsaydı şu anda ben yoktum’
“Bu istemediğim bir durumdu. İçgüdüsel olarak kendimi savundum. Dr. Ersin Arslan, Dr. Ekrem Karakaya ya da Dr. Kamil Fortun gibi bir kaderi yaşamak istemediğim için kendimi korumak zorundaydım. Bu hekimlerin tamamı öldürüldü. 11 yaşında bir oğlum var.”
“Hasta boğazımı sıktığı an, elinde bir bıçak bulunsaydı, şahdamarıma saplayabilirdi ve şu anda ben yok olabilirdim. Kimse benim için düzenlenmiş anma ya da protesto gösterisi yapmazdı.”
“Kendimi kurtarmış olsam da hasta üzerime gelmeye devam etti. Onun canını yakmak gibi bir niyetim yoktu, fakat bu durumu yapmak zorunda kaldım. Olaydan sonra hastanın tedavisine de devam ettim.”
‘Sık sık saldırıya uğradım’
Acil tıp üniteleri, hasta ve yakınlarının en çok şiddet uyguladığı yerler arasında yer alıyor. 20 yıllık hekim G.K. da bugüne kadar çok sayıda saldırıya uğradığını dile getirdi:
“Daha önce bana silah çeken, bıçak çeken ve uçan tekme atan çok kişi oldu. Bunların hepsinde kendimi bir şekilde savunmaya çalıştım.”
“Dava açma yoluna gittim. Elbette ki soruşturmalar geçirdim; fakat hiçbirinde bu kadar haksız ve orantısız bir muameleyle karşılaşmadım.”
“Yetkililer, hastanın saçını çektiğimi iddia ediyor. Bu, tamamen yanlış ve çirkin bir iftira. Asla böyle bir davranışta bulunmadım. Yerde bileğinden tutarken saçının araya dolanmış olması mümkün.”
Söz konusu cezanın, Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edileceği ve orada değerlendirileceği öğrenildi. Süreç içinde kararlar hekim aleyhine devam ederse, G.K. hiçbir kamu kurumunda memur olarak çalışamayacak.
Mesude DEMİR/ Diken





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın