Eğitim Çalışanlarından Yeni Yıla Buruk Başlangıç

HHaber Merkezi
0 okunma

Şu an eğitim alanında çalışan bir milyondan fazla birey, sona eren 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde taleplerinin görmezden gelinmesi nedeniyle yeni eğitim-öğretim yılına buruk bir başlangıç yapmaktadır.

Öğretmenlerin işlerinden memnun oluşları, doğrudan eğitimin kalitesini ve ülkemizin geleceğini etkilemektedir. Bu nedenle, öğretmenlerin kaliteli hizmet verebilmeleri için iyi bir eğitim sistemi, uygun çalışma koşulları ve yeterli imkanlar sağlanmalıdır. Mevcut koşullarla, öğretmenlerin “mutsuz mecburlar” haline gelme riski göz önünde bulundurulmalı ve sorunların çözülmesi adına çaba sarf edilmelidir.

Eğitim-Bir-Sen, yeni eğitim öğretim yılının başlangıcında çözüm bekleyen sorunları ve önerilerini kamuoyuyla paylaşma kararı almıştır.

Eğitim çalışanlarının mali hakları iyileştirilmelidir

Devam eden enflasyon ortamı, kamu çalışanlarının yaşam standartlarını zorlaştırmakta ve sabit gelirlilerin ekonomik toparlanmadan yeterince faydalanamadığı bir durum söz konusudur. Eğitim çalışanlarının ve diğer kamu çalışanlarının ücret kayıpları telafi edilmeli; enflasyon karşısında ezilmemeleri için iyileştirmeler yapılmalıdır.

Öğretmen açığı sorunu ortadan kaldırılmalıdır

Eğitimin kalitesinin artırılması ve okullar arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi, derslerin boş geçmemesi ile yalnızca kadrolu öğretmenlerin görev almasıyla mümkündür. Yeterli atamanın yapılmaması ve ihtiyaç duyulmasına rağmen yeterli aday bulunamaması durumu, “önce eğitim” anlayışıyla örtüşmemektedir.

Öğretmen atamalarının ihtiyacı karşılayacak şekilde düzenlenmesi; ücretli öğretmen istihdamının olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bu şekilde öğretmen açığı sorununun tarih olması sağlanabilir.

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamalarına son verilmelidir

Öğretmenlerin anayasal haklarını kısıtlayan, aile bütünlüğünü bozan ve mesleğin saygınlığını sarsan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına hızlı bir şekilde son verilmelidir. Tüm sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınması sağlanmalı; kadrolu öğretmenlere tanınan haklar, sözleşmeli öğretmenlere de verilmelidir. Öğretmen açığı sorununu, kadrolu istihdam yerine geçici çözümlerle gidermeye çalışmak yerine, kalıcı istihdam politikaları geliştirilmelidir.

Yer değişikliği talepleri karşılanmalıdır

Bakanlık, anayasal hak kapsamında olan mazerete bağlı ve isteğe bağlı yer değişiklikleri ile, yaşa ve deneyime dayalı bölgeler arası adil öğretmen istihdamını yürütmekle yükümlüdür.

Atama ve yer değişikliği işlemlerinin yıl boyunca sürmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerini olumsuz etkileyerek öğretmenleri huzursuz etmektedir. Günümüz teknolojileri sayesinde bu süreçlerin hızlı ve güvenilir bir şekilde yürütülmesi mümkün hale gelmelidir.

Öğretmenlerin bölgeler arası adaletsiz dağılım sorunu çözülmelidir

Sözleşmeli veya kadrolu öğretmenlerin çoğunluğunun dezavantajlı bölgelere atanmaları, deneyimli öğretmenlerin büyük şehirlerde ve gelişmiş bölgelerde toplanmasına sebep olmaktadır. Bu durum, eğitim kurumları arasında başarı farkına neden olabilmektedir.

Sağlık ve Teknik Hizmetler sınıfına uygulanan ek tazminatın Eğitim-Öğretim Hizmetleri sınıfına da yansıtılması, büyük bir teşvik olacaktır. Bu teklifin hayata geçirilmesi, öğretmen açığı sorununu önemli ölçüde çözümleyecektir.

Eğitim kurumları yöneticiliği profesyonel bir meslek olarak yapılandırılmalıdır

Eğitim kurumları yöneticiliği profesyonel bir meslek olarak tanımlanmalı, atamalar yazılı sınav puanı ile nesnel kriterlere dayalı olarak gerçekleştirileceği bir sistem oluşturulmalıdır.

Ek ders esaslarındaki ücret dengesizliği giderilmeli, ders ücretleri artırılmalıdır

Ek ders esaslarında branşlara ve okul türlerine göre oluşan ücret farklılıkları ortadan kaldırılmalı; ek ders birim ücreti artırılmalıdır.

Norm kadro fazlası öğretmenlerin mağduriyetleri giderilmelidir

Norm kadro güncellemeleri yapılmadan yürütülen resen atamalar, yeni mağduriyetlere yol açmıştır. Bu durumla ilgili yapılan uyarılar dikkate alınmayarak başlatılan atamalar, mağduriyetlere sebep olmuştur. Yetkili idari mahkemelerde iptal davaları açma süreci başlatılmıştır.

Resen atamaların Ekim sonuna kadar ertelenmesi ve mevcut atamaların iptal edilmesi gerekmektedir.

Öğretim yılına hazırlık ödeneği tüm eğitim çalışanlarına verilmelidir

Öğretim yılına hazırlık ödeneği, öğretmenlerin yanı sıra, eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan Milli Eğitim Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatındaki tüm eğitim çalışanlarına da ödenmelidir.

Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmalıdır

Uzun zamandır gündeme getirdiğimiz görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının hızla yapılması ve en geç iki yıllık aralıklarla tekrarlanması talebimiz, son Kurum İdari Kurulu çalışma raporlarında kabul edilerek, çalışma başlatılması kararı alınmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki norm kadro açığı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak, sınavların bir an önce ilan edilmesi gerekmektedir.

Memur, hizmetli ve diğer çalışanların mali ve sosyal hakları iyileştirilmelidir

Eğitim hizmetinin aksamadan yürütülmesi için büyük emek veren memur, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve diğer çalışanların mali, sosyal ve özlük hakları iyileştirilmelidir. Ayrıca memur ve hizmetlilerin görev tanımları netleştirilmeli; çalışanların, personel yetersizliği kaynaklı mağduriyetine son verilmeli ve fazla mesai ücretleri ödenmelidir.

Yönetici kadroların sorunları bir an evvel çözülmelidir

Milli eğitim uzmanı, Bakanlık müfettişi, il milli eğitim müdürü, ilçe milli eğitim müdürü, araştırmacı, şube müdürü, eğitim müfettişi, eğitim müfettiş yardımcısı, şef ve eğitim uzmanı gibi kadrolarda görev yapanlardan gerekli hizmet süresini tamamlayanlara uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik unvanına dayalı haklar sağlanmalıdır.

Okulların yardımcı personel ve ödenek sorunu çözülmelidir

Okulların zorunlu harcamalarını karşılamak için doğrudan bir ödeneği bulunmamakta olup, bu durum önemli sorunlara neden olmaktadır. İŞKUR’un uygulama programı, yardımcı personel ihtiyacına kalıcı bir çözüm getirmemektedir; bu durum, güvencesiz çalışmayı beraberinde getirerek okulların personel ihtiyacını sürdürülebilir bir şekilde karşılamamaktadır.

Her okula özel olarak ödenek tahsis edilmeli; yardımcı personel ihtiyacı doğrudan karşılanmalıdır.

Proje okulları yeniden ele alınmalıdır

Proje okulları ve bu okullara öğretmen ile yönetici atama ve görevlendirme esasları yeniden gözden geçirilmelidir. Öğretmen ve yönetici atama ve görevlendirme yöntemleri, proje okullarından beklenen hedeflerle uyumlu, nesnel ve adil kriterlere dayalı olarak yeniden yapılandırılmalıdır.

Okul kantinlerinde boykot ürünlerinin satışına izin verilmemelidir

Okul kantinlerinde İsrail menşeli veya Gazze’deki katliama destek veren yerli ve yabancı ürünlerin satışının yasaklanması sağlanmalıdır.

Deprem bölgesindeki sorunlar giderilmelidir

Deprem bölgesindeki eğitim kurumları ihtiyaçları giderilmeli, mevcut altyapıların güçlendirilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca bölgedeki öğretmenlerin ve yeni atanacak öğretmenlerin kalıcı konut sağlama süreci önceliklendirilmelidir.

Eğitim-Bir-Sen, yeni eğitim-öğretim yılında umut dolu gelişmelerin yaşanması ve verilen vaatlerin hayata geçirilmesi için gerekli adımların atılmasını temenni etmektedir.

Bu süreçte, Milli Eğitim Bakanlığı’na eğitim çalışanlarının sorunlarının çözülmesinin eğitimin gelişimine katkıda bulunacağını hatırlatıyor ve adım atılması konusunda çağrıda bulunuyoruz.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın