Ekrem İmamoğlu’nun Camiler Üzerindeki Sessizliği: CHP’nin Din Düşmanı Algısını Nasıl Sürdürüyor?

HHaber Merkezi
0 okunma

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından uygulanan İslam karşıtı politikaların en çarpıcı örneklerinden biri cami satışlarıdır. Bu durum, Müslüman Anadolu’nun hafızasına derin izler bırakmış ve cami satışları, CHP’nin “din düşmanı” olarak anılmasına yol açmıştır. Ezan ve Kur’an yasakları gibi uygulamaların bir devamı olarak görülen bu cami satışları, CHP’nin tarihsel olarak tek başına iktidara gelememesinin en açık gerekçesi olmuştur.

Son dönemlerde, CHP’ye katılan her yeni politikacı, partinin imajını düzeltmek amacıyla kendisini “tipik CHP’li değil” olarak tanıtmaya çalışmaktadır. Bu bağlamda, Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) adayı olarak, türbe ziyaretleri yapmış ve Cuma namazlarında boy göstermiştir. Ayrıca, başörtülü kadınlara karşı gösterdiği saygıyla, “Ben bildiğiniz CHP’lilerden değilim” mesajı vermeye çalışmıştır.

Geçtiğimiz haftalarda, CHP’nin tek partili iktidarı döneminde kapatılıp satılan camilerle ilgili belgelerin ortaya çıkmasıyla İmamoğlu’nun bu konuda en azından bir sessizlik sergilemesi bekleniyordu. Ancak, bu bekleyiş boşa çıktı. İmamoğlu, önce “yalan” olarak nitelendirdiği bir açıklama yaptı, ardından sosyal medya üzerinden, Menderes döneminde yok edilen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii’ni yeniden İstanbul’a kazandıracaklarına dair paylaşım yaptı. Bu yaklaşım, cami yıkımını CHP’nin değil, Menderes’in yaptığını iddia eden bir anlatımla cami ihyalığına yönelik tutumunu ortaya koymaktaydı.

İmamoğlu’nun geçmişte yaşanan bu olaylarla ilgili suskun kalması beklenirken, bu temsili açıklamalar, CHP’nin geçmişteki hatalarına sahip çıkma çabasını pekiştirdi. İstanbul’da mevcut durumda, 19 caminin ihya çalışmaları İBB yönetimi tarafından engellendiğinden, İmamoğlu’nun cami ihya edeceği konusunda kuşkular ortaya çıkmaktadır. İstanbul Çevre Kültür ve Tarihi Eserleri Koruma Derneği tarafından hazırlanan raporlar, İBB’nin camilere karşı gösterdiği kayıtsızlığı açıkça ortaya koymaktadır.

İstanbul’un çeşitli bölgelerinde, Fatih, Üsküdar, Eyüp Sultan ve Sarıyer gibi birçok ilçede, tarihi camilerin ihyası beklenmektedir. Ancak, İBB bunların işleme alınmasına dair herhangi bir adım atmamaktadır. Öne çıkan ibadethaneler arasında Arakiye Mescidi (Üsküdar), Aziziye Camii (Beşiktaş Dolmabahçe), Balçık Tekkesi (Eyüpsultan), Camcı Ali Camii (Fatih Vezneciler) ve daha birçok tarihi cami yer almaktadır. İBB her birinin ihya projelerini engelleyerek bu ibadet yerlerinin unutulmalarına neden oluyor.

İmamoğlu’nun, CHP’nin geçmişiyle yüzleşmemesi ve bu konuda inkar edici bir tutum sergilemesi, dini algıların değişmesini gerektiren bir zihniyet dönüşümünü sağlamakta büyük bir engel oluşturuyor. İstanbul’da tarihi camilerin dese yeniden yükselmesine yönelik herhangi bir çalışma başlatmamış olması, yıllar boyunca yükselen Allahuekber nidalarının ardından gelen bu sessizlik, bir yanlışın tekrarının işareti olarak görülüyor.

Bütün bu boyutlar ele alındığında, İmamoğlu’nun ve İBB’nin tutumlarının, CHP’nin halk nezdindeki din düşmanı imajını yıkma çabalarını ciddi bir şekilde sarsıyor. Faruk Arslan olarak ifadelendirilen bu değerlendirmeler, İmamoğlu ve CHP’nin İslam karşıtı geçmişleriyle nasıl bir ilişki içinde olduklarını ortaya koymaktadır.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın