IBAN Mağdurlarını Kurtarma Paketi Yolda!
Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve başladıktan sonra yaptığı ilk açıklamada, “IBAN mağdurları ile ilgili çok sayıda mesaj alıyorum. Sosyal medyada bu konu sürekli tartışılıyor. İnşallah bunu 12. pakete dahil etmeyi düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Gürlek’in gündeme getirdiği konu, yaklaşık 300 bin kişiyi etkileyen IBAN hesaplarını kapsamaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 158’inci maddesi uyarınca hakkında soruşturma başlatılanlar ya da ceza alanlar, IBAN mağduru olarak tanımlanıyor.
IBAN hesaplarının kullanımı, ceza davası haricinde vergi açısından da bazı sorumluluklar getirmekte. Kendilerini IBAN mağduru olarak tanımlayanların arasında, bazıları arkadaşlarınca yanlış yönlendirilenler bulunurken, diğerleri yasa dışı bahis çetelerine kendi banka hesaplarını kullandırarak bilinçli şekilde gelir elde etmeye çalışanlardır.
Bu durum, IBAN hesaplarının bilerek veya bilmeyerek yasa dışı işlemlerde kötüye kullanılmasını içermekte. Dolandırıcılık faaliyetleri nedeniyle, Türk Ceza Kanunu’nun 158’inci maddesi çerçevesinde haklarında işlemler yürütülen kişi sayısının 300 bin civarında olduğu öngörülmekte. Bu suç sebebiyle ceza alanların sayısının ise yaklaşık 50 bin olduğu tahmin ediliyor; bu kişilerden bazıları halen hapiste.
300 BİNE YAKIN KİŞİYİ İLGİLENDİRİYOR
Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, 2025 yıl sonunda Meclis komisyonuna yaptığı sunumda, bilişim sistemi üzerinden işlenen dolandırıcılık suçlarına ilişkin kamu davası sayısının 291 bin 379 olduğunu açıkladı. Bu sayının 300 bini geçtiği belirtiliyor. Acar, “Gerçekten sahayı tehdit eden bir durum. Şu anda sistem üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Hesabını kullandıran kişi dolandırıcılığı biliyorsa, kesinlikle cezalandırılacaktır; eğer dolandırıcılığı bilmiyor ama menfaat sağlıyorsa, duruma göre inceleme yapılıyor” diye ekledi.
Bu konu, 11. yargı paketi kapsamında da gündeme gelmişti. Nitelikli dolandırıcılığı inceleyen Türk Ceza Kanunu’nun maddelerinin yargılamaları, ağır ceza mahkemelerinden alınıp asliye ceza mahkemelerine devredilecek, bu sayede dosyaların uzlaşma kapsamına alınması hedefleniyor.
IBAN DOLANDIRICILIĞI NEDİR?
IBAN ve GSM dolandırıcılığı vakalarında artış gözlemleniyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025 yılında yayınladığı açıklamalara göre, ülkede ve dünya genelinde en yaygın siber suç türleri arasında kimlik avı, sahte internet siteleri, sosyal mühendislik, fidye yazılımları ve bankacılık dolandırıcılığı gibi yöntemler yer alıyor. Bu bağlamda, maddi kazanç vaadiyle mağdurların banka hesaplarını başkalarına kullandırdıkları takdirde ciddi cezai yaptırımlarla karşılaşacakları belirtilmekte.
IBAN YALANLARINA DİKKAT!
Açıklamada, IBAN dolandırıcılarının sıkça kullandığı yalanlar arasında “Hesabım bloke oldu”, “Sadece bir iki günlüğüne kullandırım”, “Hesap senin, ama sorumluluk bende”, “Yaptığım iş yasal” ve “Beni yakalayan olmadı” gibi ifadeler ön plana çıkıyor.
Bu hesaplar aracılığıyla internette sahte ürün satışı, kripto para dolandırıcılığı ve sosyal medya üzerinden yapılan çeşitli aldatmacalar gerçekleştirilmekte. Özellikle “acil para”, “kaza yaptım” ya da “ödül kazandınız” gibi senaryolarla dolandırıcılık faaliyetleri artmakta.
Geçtiğimiz hafta Adana’da 23 yaşındaki Özlem Develi, bir arkadaşından “Hesaplarım blokeli, geçici olarak hesabını kullandırır mısın?” teklifi aldıktan sonra, yasal takibe uğradı. Develi, geçmişte cezaevine girdi ve şu an 4 yıl 5 ay hapis cezası ile 149 bin 960 TL idari para cezasına çarptırıldı, ayrıca 20 davadan 11’i hâlâ devam etmekte.
VERGİ CEZASI DA VAR
IBAN kullandırmanın yanı sıra, hapis cezası dışında vergi ve kara para aklama açısından da yaptırımları mevcuttur. Yeminli Mali Müşavir Abdullah Tolu, ntv.com.tr’ye verdiği demeçte, banka hesaplarını başkalarına kullandıranların iki tür ceza ile karşılaşabileceğini ifade etti. Öncelikle hapis ve para cezasıyla yaptırımların mevcut olduğunu belirtti.
Abdullah Tolu, “Hapis ve para cezaları, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15. maddesinde düzenlenmiştir. Vergi müfettişleri, bu tür suçları işleyenler hakkında MASAK’a öneri raporu sunmakta, MASAK gerekli değerlendirmeleri yaparak Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmaktadır. Açılan davalar sonucunda, altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezası verilebiliyor.” diye belirtti.





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın