İkinci Sempozyumda Çalışma Hayatının Geleceği Konuşuldu

HHaber Merkezi
0 okunma

İkincisi düzenlenen sempozyuma, Bakan Yılmaz Tunç, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Ali Cengiz Köseoğlu’nun yanı sıra, Memur-Sen’e bağlı sendikaların genel başkanları, yüksek yargı mensupları, akademisyenler, hukukçular ve birçok davetli katıldı.

Bakan Tunç: Bu sempozyum, çalışma hayatına yön verecek bir istişare zeminidir.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sempozyumda yaptığı konuşmada, kamu hizmetinin emek, vicdan ve hukuk ile kurduğu ilişkinin bu tür platformlarda ele alınmasının son derece önemli olduğunu vurguladı. Bakan Tunç, 4688 sayılı Kanun çerçevesinde geçmişten günümüze yaşanan sorunların yargı kararları ışığında incelenmesi ve geleceğe dair somut çözüm önerilerinin tartışılmasının büyük bir değer taşıdığını belirtti.

Sempozyumda dile getirilecek her görüşün, çalışma hayatına doğrudan temas eden bir yol haritası oluşturacağını ifade eden Bakan Yılmaz Tunç, Memur-Sen’in kamu görevlilerinin hak mücadelesindeki rolünü önemle vurguladı. Tunç, Memur-Sen’in 30 yılı aşkın sendikal mücadelesi boyunca daima demokrasinin, milli iradenin ve adaletin yanında yer aldığını belirtti; konfederasyonun vesayetçi yaklaşımlara karşı sergilediği kararlı duruşunun Türkiye’nin demokratikleşme sürecine önemli katkılarda bulunduğuna dikkat çekti.

Merhum Mehmet Akif İnan’ın Memur-Sen’in fikri ve ahlaki temelini oluşturan önemli isimlerden biri olduğuna değinen Tunç, sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı kalmadığını, insan onurunu ve toplumsal adaleti koruyan bir misyon taşıdığını ifade etti.

“Sendikalar çalışma barışının teminatıdır.”

Çalışma hakkının evrensel ve devredilemez bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Tunç, sendikaların bu hakkın korunmasında kritik bir role sahip olduğunu belirtti. 2010 Anayasa değişikliğiyle kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkının anayasal güvence altına alındığını hatırlatan Tunç, bu düzenlemeyle kamu personelinin taleplerinin hukukun koruyucu şemsiyesi altına alındığını ifade etti.

Sendikal örgütlenmenin önündeki idari ve fiili engellerin kaldırılması yönünde önemli adımların atıldığını da vurgulayan Tunç, e-Devlet üzerinden sendika üyeliği, başörtüsü yasaklarının kaldırılması, kılık kıyafet özgürlüğü, taşeron işçilerin kadroya geçirilmesi ve 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi gibi düzenlemelerin emeğin onurunu güçlendiren önemli adımlar olduğunu belirtti.

4688 sayılı Kanun’un uygulanmasında yargı kararlarının yol gösterici bir rol üstlendiğini belirten Bakan Tunç, “Gerçekleştirilen sempozyumun, yargı, akademi ve uygulama arasındaki diyaloğu güçlendireceğine, hukuki tartışmaları derinleştireceğine ve kamu görevlilerinin sendikal haklarına dair daha adil, daha kapsamlı bir perspektif sunacağına inanıyorum” dedi.

Ali Yalçın: “Bu kanunla daha fazla yol almak mümkün değil.”

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu görevlileri sendikacılığı açısından tarihi bir eşikte bulunduklarını belirtirken, 4688 sayılı Kanun’un ve mevcut toplu sözleşme sisteminin yapısal sorunlar ortaya çıkardığını ifade etti.

Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen sempozyumun kamu görevlileri sendikacılığı açısından önemli bir yenilik olduğuna dikkat çeken Yalçın, bu yılki sempozyumda da birçok sorunun masaya yatırılacağını ve faydalı sonuçların elde edileceğine inandığını ifade etti.

4688 sayılı Kanun’un 25 yıldır uygulamada olduğunu, toplu sözleşme hakkının ise 16 yıldır yürürlükte olduğunu hatırlatan Yalçın, mevcut sistemin 4 milyonun üzerinde kamu görevlisi ve 2,5 milyon emekli için sürdürüldüğünü belirtti. Bugüne kadar yapılan sekiz toplu sözleşmenin yarısının anlaşmazlıkla sonuçlandığını söyleyen Yalçın, Hakem Kurulu’nun soruna çözüm üretmek yerine, sorunun bir parçası haline geldiğini ifade etti.

“Mevcut Kanun ILO normlarına uygun değil.”

Toplu sözleşme sisteminin adil bir müzakere zemini sunmadığını vurgulayan Yalçın, görüşme sürelerinin yetersizliğine, grev hakkının yokluğuna ve örgütlenme özgürlüğündeki sınırlamalara dikkat çekti. Grev hakkının adil bir toplu pazarlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Yalçın, “Sendikal haklar arasında yer alan grev hakkı, memurlar açısından mevzuatımızda yok” ifadesini kullandı.

4688 sayılı Kanun’un ILO normlarıyla uyumlu olmadığını vurgulayan Yalçın, Memur-Sen’in bu sorunları yıllardır çeşitli raporlar, çalıştaylar ve sempozyumlar ile dile getirdiğini ifade etti. Geçmişteki sekiz toplu sözleşme sürecinin, mevcut kanunla daha fazla ilerlemenin mümkün olmadığını gösterdiğini belirten Yalçın, kapsamlı bir mevzuat değişikliği gerekliliğinin altını çizdi.

Başkan Yalçın, Türkiye Yüzyılı vizyonuna uygun, katılımcı ve adil bir sendikal düzen için sıfırdan yeni bir sendika yasasına ihtiyaç olduğunu, Memur-Sen tarafından hazırlanan yasa önerisinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sunulduğunu hatırlatarak, sempozyumun tüm bileşenler için hayırlara vesile olmasını diledi.

Köseoğlu: “Sempozyum çözüm önerilerinin üretildiği bir düşünce zemini sunuyor.”

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, sempozyumun akademik bilgi ile uygulamanın kesişim noktasında güçlü bir platform sunduğunu vurguladı.

Geçen yıl gerçekleştirilen ilk sempozyumun yalnızca teorik tartışmalarla sınırlı kalmadığını belirten Rektör Köseoğlu, yargı kararları, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve çözüm arayışlarının bir arada değerlendirildiğini ifade etti. Bu geri bildirimlerin, sempozyumun ikincisini düzenleme konusunda kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğuna değindi.

Bu yılki sempozyumda da 4688 sayılı Kanun’un uygulamasındaki sorunların yargı kararları ışığında ele alındığını belirten Köseoğlu, program kapsamının genişliğine dikkat çekerek, “Yargıtay ve Danıştay kararlarının değerlendirilmesinden toplu sözleşmenin hukuki niteliğine, uyuşmazlık çözüm yollarından sendikal güvencelere kadar geniş bir perspektif benimsendi” dedi.

“Bazı başlıklar artık ertelenemez hale geldi.”

Son toplu sözleşme sürecinde yaşanan tıkanıklıkların mevzuatın yeniden gözden geçirilmesi gereksinimini daha belirgin hale getirdiğini söyleyen Köseoğlu, toplu sözleşme masasındaki işleyiş, tarafların konumu ve grev hakkının yokluğu üzerine tartışmaların artık ertelenmeyecek konular haline geldiğini vurguladı.

Sempozyumun sadece mevcut durumu tespit eden değil, aynı zamanda yeni model ve çözüm önerilerinin de ele alındığı bir zemin sunduğunu ifade eden Köseoğlu, uluslararası normlar ve yargı içtihatları eşliğinde gerçekleştirilen bu tartışmaların, kanun değişikliği gereksinimini daha net bir şekilde ortaya koyacağına inandığını belirtti.

Köseoğlu, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm paydaşlara, özellikle de Memur-Sen Konfederasyonu’na teşekkür ederek, etkinliğin hem akademik literatüre hem de uygulamaya önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.

Sempozyumun ilk gününde 3 oturum gerçekleştirildi.

Konuşmaların ardından 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun yargı kararları ışığında tartışıldığı oturumlara geçildi. Sempozyumun birinci oturumu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanı Doç. Dr. Seracettin Göktaş’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Hadi Sümer, “4688 sayılı Kanuna ilişkin Yargıtay kararlarının değerlendirilmesi” başlıklı sunumunu yaptı. Prof. Dr. Sümer, Yargıtay içtihatlarının sendikal haklar, toplu sözleşme süreçleri ve kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Sempozyumun ikinci oturumu, Danıştay 12. Dairesi Başkanı Mahmut Doğan’ın oturum başkanlığında yapıldı. Bu oturumda, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Ebru Gündüz, Danıştay kararlarının 4688 sayılı Kanun çerçevesinde ortaya koyduğu hukuki sonuçlara ilişkili değerlendirmelerini paylaştı.

“Toplu sözleşme ve yararlanma” başlığıyla düzenlenen üçüncü oturum, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Talat Canbolat’ın başkanlığında gerçekleşti. Bu oturumda, AYBÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yeliz Şanlı Atay, toplu sözleşmenin hukuki niteliğini irdeledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Serkan Taylan Karaç, toplu sözleşmenin tarafları, kapsamı, süresi ve işleyişine dair sunumunu gerçekleştirdi. Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Gökhan Türe ise toplu sözleşme ve yararlanma konularına ilişkin kendi değerlendirmelerini paylaştı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın