İmamoğlu ve 407 Sanık için Duruşma Tarihi Belirlendi
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 105’i tutuklu toplam 407 sanık hakkında hazırlanan iddianameye ilişkin tensip zaptını tamamladı.
Mahkeme heyeti, ilk duruşmanın 9 Mart 2026 tarihinde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na bitişik duruşma salonlarında gerçekleştirilmesine karar verdi.
Tensip zaptında, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına hükmedildi.
İddianamedeki ceza istemleri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden” sıfatıyla yer alırken, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören” taraflar olarak belirtilmektedir.
İddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun, “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgileri alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu’na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmektedir.
İddianamede, tutuklu sanıklar Fatih Keleş, Murat Ongun, Adem Soytekin ve başka suçtan tutuklu olan Hüseyin Gün, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu ile tutuksuz sanık Ertan Yıldız “örgüt yöneticisi” olarak isimlendirilmiştir.
Sanık Keleş’in, “48 kez rüşvet”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme”, “55 kez ihaleye fesat karıştırma”, “39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “8 kez suç gelirlerini aklama”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “irtikap”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “haberleşmenin engellenmesi” suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenmektedir.
Sanık Murat Ongun’un, “rüşvet”, “53 kez ihaleye fesat karıştırma”, “33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme”, “halkı yanıltıcı bilgileri alenen yayma” ile “suç gelirlerini aklama” suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapsi talep ediliyor.
İddianamede, sanık Ertan Yıldız için “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 86 yıl ile 251 yıl arasında hapsi öngörülürken, Adem Soytekin’in de “rüşvet”, “zincirleme şekilde rüşvet”, “irtikap” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından 67 yıl ile 194 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılması istenmektedir.
Firari sanık Murat Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç gelirlerini aklama”, “evrakta sahtecilik”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapsi talep ediliyor. Ayrıca, sanık Hüseyin Gün için “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme” suçlarından 20 yıl ile 40 yıl arasında hapis cezası istenmektedir.
İddianamede, sanıklar Ongun, Gülibrahimoğlu, Soytekin, Yıldız ve Gün’ün örgütsel konumları gereği Türk Ceza Kanunu’na göre “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan ve “belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” suçundan cezalandırılmaları istenmektedir. Ayrıca, sanıkların örgüt yöneticileri olması sebebiyle 220/5 maddesi çerçevesinde, örgütlerine bağlı yapılanmaların faaliyetleri nedeniyle işlenen tüm suçlardan da ayrıca ceza alabilecekleri belirtiliyor.
İddianamede yer alan örgüt yöneticisi sanıklarından Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız’ın, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermeleri nedeniyle, Türk Ceza Kanunu’nun “etkin pişmanlık” hükümleri gereğince indirim uygulanması da talep ediliyor.





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın