İmamoğlu’ndan Seçim Mesajı: Hazırlığımız Tam!
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, tutuklu olduğu dönemde yaşanan önemli gelişmelere, “diploma davası”na, adaylık tartışmalarına ve Türkiye’nin geleceğine dair kapsamlı açıklamalar yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in adaylık konusundaki ifadelerinden Suriye politikasına, ekonomik vaatlerden Kürt meselesine kadar geniş bir çerçevede değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, “Türkiye’nin yürüyüşü için hazırlığımız tamdır” mesajını iletti.
“DİPLOMA DAVASI HUKUK TARİHİNDEKİ KARA LEKE”
Devam eden diploma davasını “bir avuç muhterisin yargıyı istismar etme çabası” olarak tanımlayan İmamoğlu, 35 yıllık eğitim hayatının sorgulanmasına sert bir şekilde yanıt verdi. Devletin resmi onaylarıyla ilerleyiş yaptığını ve aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladığını hatırlatan İmamoğlu, “19 yaşında bir genç olarak devletin belgelerine güvenmeyeceksek, kime güveneceğiz? Bu kumpas, sadece benim haklarıma değil, devletin kurumlarının onuruna yönelik bir saldırıdır” dedi.
“ON MİLYONLARIN İMAMOĞLU YERİNE ADAYLAŞTIĞI BİR SÜREÇ”
t24’ten Cansu Çalıbel’in haberine göre; adaylık konusundaki tartışmalara açıklık getiren İmamoğlu, adaylığının kendi iradesiyle değil, 15,5 milyon vatandaşın iradesiyle şekillendiğini vurguladı. Diploma davasının adaylığını etkilemeyeceğini ve sürecin kesin bir biçimde devam ettiğini belirten İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Ekrem İmamoğlu’nun katılamadığı, özgürce yarışılamadığı bir seçim, Cumhurbaşkanı’nın meşruiyetinin sona erdiği bir seçim olur. On milyonların İmamoğlu yerine adaylaştığı bir sürece dönüşür.”
İktidarın, anayasadaki “önem” şartını aşma yollarını merak ettiğini dile getiren İmamoğlu, iktidarı sandıktan korkmamaya ve milletin iradesine saygı göstermeye davet etti.
“ADAYLIĞIM KESİN BİÇİMDE DEVAM ETMEKTEDİR”
Kendi iradesiyle değil, 15,5 milyon vatandaşın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayı olduğunu ifade eden İmamoğlu, yetkinin millete ait olduğunu vurguladı. Diploma davasının henüz sonuçlanmadığını ve adaylığının sürdüğünü belirtti. Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletin iktidarını kurmak adına üzerine düşen görevi yerine getireceğini ve bu sürecin içinde olmaktan onur duyduğunu dile getirdi. İmamoğlu, Türkiye’nin önemli değerleri arasında yer alan Sayın Genel Başkanım Özgür Özel ve Sayın Başkan Mansur Yavaş’a da atıfta bulundu.
İmamoğlu, iktidardakilerin Anayasa’daki önemli şartı aşma yollarını merak ettiğini belirterek, eğer adaylıkta ısrar ediyorlarsa, 15,5 milyon insanın iradesine halel getirmemeleri gerektiğini ve sandıkta karşılarına çıkmaktan korkmamaları gerektiğini ifade etti.
“Eğer 400 milletvekili hülyasına kapılırlarsa, çok beklerler. Milletin önüne referandum sandığının koyulacağı günü heyecanla beklediğimizi bilsinler. Ekrem İmamoğlu’nun katılamadığı, özgür bir şekilde yarışamadığı bir seçim, Cumhurbaşkanı’nın meşruiyetinin bittiği bir seçim olur. On milyonların, Ekrem İmamoğlu yerine adaylaştığı bir sürece dönüşür.”
İKTİDARIN İLK GÜNÜ İÇİN ÜÇ TEMEL SÜTUN: ADALET, EKONOMİ, EĞİTİM
Olası bir iktidar değişiminde önceliklerinin “mağdur edilen dar gelirliler, emekliler, kadınlar ve gençler” olacağını belirten İmamoğlu, kapsamlı bir reform paketinin sinyallerini verdi:
Adalet: Göreve geldikleri ilk saatten itibaren yargı bağımsızlığını tesis edeceklerini, HSK’nın yapısını değiştireceklerini ve hakimlere “kanun ve vicdandan başka referans almayın” çağrısı yapacaklarını açıkladı.
Ekonomi: Hiçbir vatandaşın açlık sınırı altında kalmayacağı bir “vatandaşlık geliri” programı başlatacaklarını duyuran İmamoğlu, sanayinin kalkınma için önemini vurgulayarak Bilim Teknoloji ve Yenilik Başkanlığı ile Türkiye Ulusal Kalkınma Fonu gibi kurumları hayata geçireceklerini belirtti.
Eğitim: Eğitimi ideolojik bir alan olmaktan çıkaracaklarını ifade eden İmamoğlu, devlet okullarını ülkenin en iyi okullar haline getirmek ve nitelikli eğitimi parasız sunma sözü verdi.
“DEMOKRASİNİN ÜÇÜNCÜ TERS DALGASINI YAŞIYORUZ”
Dünya siyasetindeki gelişmeleri Huntington’ın “Demokrasi Dalgaları” teorisi üzerinden değerlendiren İmamoğlu, şu anda küresel ölçekte bir “ters dalga” yaşandığını ifade etti. Türkiye’nin hukuk devletinden ve şeffaflıktan uzaklaştığını belirten İmamoğlu, Selahattin Demirtaş ve kendi durumlarını örnek göstererek, “Tünelin ucundaki ışığı görüyorum; Türkiye, dünyadaki yeni demokrasi dalgasının öncülerinden biri olacak” dedi.
DIŞ POLİTİKA, AB VE GÜVENLİK STRATEJİLERİ
Avrupa Birliği ile ilişkilerin sadece bir üyelik süreci değil, aynı zamanda bir “standart ve kalkınma çıpası” olduğunu savunan İmamoğlu, 2030’ların dünyasında AB’nin regulasyon gücünün devam edeceğini ve Türkiye’nin kuralların konulduğu masada yer alması gerektiğini ifade etti.
Dış politikada ise İsrail-Türkiye gerilimi ve Suriye meselesine de değinen İmamoğlu, İsrail’in Türkiye’yi doğrudan hedef almasında ağır sonuçlar doğuracağını, ancak asıl tehlikenin Suriye’deki otorite boşluğu olduğunu belirtti. İmamoğlu, “Türkiye için ana tehdit sadece DAEŞ veya YPG değil, Suriye’de kapsayıcı bir meşruiyet ve istikrar sağlanamamış olmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“ONLAR HALLEDEMEZSE BİZ GELİR, BİZ ÇÖZERİZ”
Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” çağrısını doğru ancak eksik bulduğunu belirten İmamoğlu, meselenin sadece güvenlik sorunu değil, aynı zamanda demokrasi ve “eşit vatandaşlık” meselesi olduğunu vurguladı. Meclis’teki çözüm komisyonunu önemsediğini, ancak kendi hukuki durumunun bir pazarlık konusu haline gelmesine kesinlikle müsaade etmeyeceğini ifade etti:
“Onlar halledemezse biz gelir, biz çözeriz. Bizim hazırlığımız tamdır. Vatana hizmet, zor günlerin güvercin gerdanlığıdır.”
Konuşmasının sonunda, tüm siyasi aktörleri adil bir seçim düzeni oluşturmaya ve milletin iradesine saygı duymaya çağıran İmamoğlu, Türkiye için “büyük yürüyüş” vaktinin geldiğini belirtti.





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın