İmar Hakkı Aktarımı Düzenlemesi Tartışmalara Neden Oldu: Bakanlık’tan Açıklama!
Son dönemde Türkiye’de kamuoyunda tartışmalara neden olan 7534 sayılı Köy Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında getirilen imar hakkı aktarımı ile ilgili birçok iddia gündeme geldi. Bu konuyla ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak amacıyla bir açıklama yaptı.
Bazı basın kuruluşlarında, vatandaşların tapulu mülklerinin imar hakkı aktarımı ile farklı bölgelere taşınacağı, bu süreçte mülkiyet haklarının ihlal edileceği ve Kentsel Dönüşüm sürecinde yapılarına el konulacağı gibi asılsız iddialar öne sürüldü. Bakanlık, bu tür iddiaların asılsız olduğunu belirterek, düzenlemenin temel amacının hem vatandaşların mağduriyetlerini gidermek hem de kamu kurumları ile yerel yönetimlerin üzerindeki mali yükü azaltmak olduğunu ifade etti.
Düzenleme neleri kapsıyor?
İmar hakkı aktarımı düzenlemesi, şehirleşme alanları içinde, özellikle 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında okul, hastane, sosyal ve kültürel tesisler, resmi kurum gibi kamu hizmet alanlarına ayrılan fakat kamuya devredilmemiş alanları kapsamaktadır. Bu tür alanların yıllarca kamuya devrinin gerçekleşmemesi, maalesef vatandaşların mülkiyet haklarında belirsizlikler ve uzun süren hukuki mücadelelere neden olmaktadır.
Bakanlık, 2019 yılında gerçekleştirilen İmar Kanunu değişikliği ile yeni mağduriyetlerin önüne geçildiğini belirtirken, 2019 öncesi kamu hizmet alanı olarak ayrılmış ama kamuya devri yapılamamış alanların hala çözülmemiş sorunlar oluşturduğunun altını çizdi. Bu düzenlemenin, söz konusu mağduriyetleri gidermeyi amaçladığını ifade etti.
Nasıl işleyecek?
İmar hakkı aktarımı süreci çerçevesinde, kamuya devredilmesi gereken alanların değerleri Kamulaştırma Kanunu kapsamında belirlenecek. Bu belirlenen değer üzerinden, vatandaşlara karşılık gelen değerde, imar planları ile belirlenmiş alternatif alanlar aktarılacak. Aktarılan alanların belirlenmesi, yetkili idarelerin imar planı kararlarına dayanarak gerçekleştirilecektir.
Söz konusu düzenlemenin detayları ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanacak yönetmelik ile netleşecektir. Tüm işlemler, Kamulaştırma Kanunu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) mevzuatı ve gayrimenkul değerleme kriterlerine uygun bir şekilde yürütülecektir.
“Asılsız iddialara itibar edilmemeli”
Bakanlık, bu düzenlemeyle mülkiyet haklarının korunacağını ve vatandaşların değer kaybı yaşamayacağını özellikle vurgulamaktadır. Kamuoyunda yayılmakta olan mülkiyet hakları ihlali iddialarının yanı sıra, düşük değerle alan değişikliği yapıldığı gibi spekülasyonlara itibar edilmemesi gerektiği üzerinde durdu. Bakanlık, vatandaşların mülklerinin güvence altında olduğunu ifade etti.





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın