İmralı’ya Ziyaret: Bahçeli’den Çarpıcı Açıklama!

HHaber Merkezi
0 okunma

Türkiye, terörün olmadığı bir döneme geçiş sürecinde önemli bir aşamayı geride bırakıyor. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında İmralı ile ilgili yaptığı açıklamalarla dikkatleri üzerime topladı. Bahçeli, kimsenin ziyarete gelmemesi halinde kendisinin üç arkadaşıyla İmralı’ya gitme teklifinde bulunarak sürece yeni bir boyut kazandırdı.

Bahçeli’nin bu sözlerinin hemen ardından, MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya üzerinden dikkat çekici bir bildirimde bulundu. Yıldız, Komisyon’un önümüzdeki Cuma günü İmralı adasına gitme kararı alacağını duyurdu.

Yıldız’ın açıklamasında yer alan bazı ifadeler şu şekilde oldu:

“Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihinde Gazi Meclis’te gerçekleştirdiği tarihi konuşma ile başlayan süreç, şüphesiz ki yüzyılın en cesur ‘kurucu siyaset’ hamlesidir.

Terör olgusu, modern devletlerin egemenlik, güvenlik ve toplumsal istikrar kavramlarını ciddi anlamda tehdit eden çok yönlü bir problemdir. Soğuk Savaş sonrası dönemdeki parçalı uluslararası sistem, devlet dışı silahlı grupların güçlenmesine zemin hazırlamış; bu grupların çoğu etnik, dini veya ideolojik amaçlar doğrultusunda faaliyet göstermektedir.

Günümüz terörizmi, klasik hiyerarşik yapıdan, esnek ve dijital ağlar üzerinden yürütülen ‘hibrit tehdit’ modeline dönüşmüştür. Bu yeni yapı, terörizmin artık yalnızca fiziksel saldırılarla sınırlı kalmayıp aynı zamanda bilişim sistemleri, finansal altyapılar ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen psikolojik operasyonları da içerdiğini ortaya koymaktadır.

“TÜRKİYE TARİHİ BİR FIRSAT YAKALAMIŞTIR”

Türkiye Cumhuriyeti, kırk yılı aşkın bir süredir ulusun çeşitli sosyal ve ekonomik kaynaklarına aşırı maliyetler yükleyen terör sorununun kalıcı çözümü için tarihi bir fırsat elde etmiştir.

Yol haritası adım adım başarılı bir şekilde ilerlemekte. Türkiye’nin stratejik konumu, üç kıtanın kesişim noktasında yer alması nedeniyle, güvenlik tehditlerinin hem bölgesel hem de küresel bir boyut kazanmasına yol açmaktadır.

Aynı zamanda, demokrasi ve hukuk devleti, inşa edip tamamlanan statik bir olgu değildir. Değişen toplumsal yapılar ve meydan okuyan riskler, hukuk devletinin sürekli olarak güçlendirilmesini ve sistemin periyodik bir şekilde gözden geçirilmesini zorunlu kılar. Bu da siyaset kurumunun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) gündeminin daima bu konular etrafında şekillenmesi gerektiğinin bir göstergesidir.

“SÜREÇ BİR YILINI DOLDURMUŞTUR”

‘Çatışma çözüm süreci’ olarak tanımlanan ve bizim ‘Terörsüz Türkiye’ olarak adlandırdığımız süreç, geride bıraktığımız bir yıl içinde kaydedilen gelişmeleri gözler önüne sermektedir. Bu süreç, benzeri uygulamaların 6-7 yılda ancak başarabileceği mesafeyi, büyük bir sükunet ve kararlılıkla bir yıl içerisinde almayı başarmıştır.

Devlet aklı, anlık tepkiler ile uzun vadeli stratejik öncelikleri titizlikle ayırabilmektedir. Terörsüz Türkiye sürecinin, PKK’nın kendini feshetmesi ve silahlarının teslim edilmesini hedefleyen, hiçbir koşul ve şart içermeyen bir süreç olduğunu hatırda tutmak gerekir.

Temel hak ve özgürlüklerin müzakere edilemeyeceği, devletin bu hakları tanıma ve koruma yükümlülüğünün vazgeçilmez olduğu unutulmamalıdır. Devletin varlık sebebi bu hakların tanınmasıdır.

“KOMİSYON İMRALI’YA GİDİLMESİ YÖNÜNDE KARAR ALACAKTIR”

21 Kasım Cuma gününde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, İmralı adasına gidilmesi yönünde bir karar alacaktır. Önümüzdeki günlerde, terör örgütünün kurucusu ile ilgili açıklamaları tespit etmek için, partilerden birer milletvekilinin yer alacağı bir heyet adaya gönderilecektir. Heyete katılmak istemeyen bir siyasi partisinin durumu ise açık bir şekilde kamuoyuna duyurulmalıdır.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın