Jeoloji Mühendislerine Sınırlayıcı Düzenleme!
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, Ardahan Milletvekili Kaan Koç ve Hatay Milletvekili Adem Yeşildağ’ın da aralarında bulunduğu birçok milletvekili tarafından sunulan “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’ndan onay aldı.
Kanun Teklifi’nin 21, 22, 23 ve 24. maddelerinin, jeoloji mühendisliğinin mesleki yetki alanı ile serbest meslek icrasını ciddi şekilde etkileyen köklü ve sınırlayıcı düzenlemeler içerdiği öne sürülüyor.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, teklif hakkında bir açıklama gerçekleştirdi.
Açıklamanın içeriği şu şekilde özetlenebilir:
“Aşağıda, teklifin meslek alanımızı etkileyen maddeleri özetlenmiş olup, bu maddelere ilişkin teknik, hukuki ve mesleki değerlendirmelere yer verilmiştir.”
Kanun Teklifinde Yer Alan İlgili Maddelerin Özeti
Madde 21 – Tanımlar: Bu maddede “zemin ve temel etüt kuruluşu” ifadesi, yalnızca Bakanlıktan izin belgesi alarak faaliyet gösteren ve Bakanlıkça denetlenen tüzel kişiler olarak tanımlanıyor. Tanımda, bu kuruluşların ortaklarının mühendis olmasına ya da mesleki yeterlilik taşımasına dair bir zorunluluk bulunmuyor. Bu durum, zemin ve temel etütlerini mühendislik hizmeti olmaktan çıkararak sermaye şirketlerine açık bir faaliyet alanı haline getiriyor.
Madde 22 – Zemin laboratuvarları: Zemin laboratuvarlarının, deney numunelerini sahadan bizzat almaları zorunlu kılınıyor. Bu düzenleme, laboratuvar personelinin her sondaj noktasında sürekli bulunması gerektiği anlamına geliyor. Ancak mevcut altyapı ve personel sayısı ile ülke genelindeki laboratuvar dağılımı göz önüne alındığında bu yükümlülüğün fiilen uygulanması mümkün görünmüyor.
Madde 23 – Zemin ve temel etüt kuruluşlarının çalışma esasları: Bu madde ile zemin ve temel etüt kuruluşlarının kuruluş, altyapı, teknik donanım, çalıştıracağı personel sayısı ve nitelikleri, çalışma usul ve esasları gibi unsurları Bakanlık tarafından belirlenecek düzenlemelere ve izin süreçlerine tabi hale getiriliyor. Böylece mesleki faaliyetler yönetimsel karara bağlı bir duruma dönüşüyor.
Madde 24 – Kota ve ücretlendirme sistemi: Bu madde ile bir ilde faaliyet gösterebilecek zemin ve temel etüt kuruluşu sayısına sınırlama getiriliyor; dolayısıyla bir kota sistemi oluşturuluyor. Ayrıca zemin ve temel etüt hizmet bedellerinin, il muhasebe birimlerinde açılacak emanet hesaplara yatırılması gerekliliği ile bu bedellerden %14 ila %28 oranında değişebilen kamu paylarının kesileceği belirtiliyor. Bakanlıklara bu oranları artırma veya azaltma yetkisi veriliyor.
Yukarıda belirtilen düzenlemelerin bütüncül değerlendirildiğinde;
* Zemin ve temel etütlerinin, mühendislik biliminin gerektirdiği yerel jeoloji-yapı etkileşiminden koparılması söz konusu olmaktadır.
* Jeoloji mühendislerinin mesleki yetkinlikleri ve sorumlulukları ikincil bir öneme düşürülmektedir.
* Serbest meslek icrası ve yeni büro açabilme hakkı fiilen sınırlanmaktadır.
* İl bazında uygulanan kota, rekabeti ve hizmet kalitesini düşürmektedir.
* “Öşür vergisi” niteliğinde yüksek kamu payları ile mühendislik bürolarının ekonomik sürdürülebilirliği tehlikeye atılmaktadır.
* Yaklaşık 7.000 jeoloji mühendisinin işsiz kalma riski ile karşı karşıya oldukları belirtilmektedir.
Bu durum, Anayasa’nın eşitlik ilkesi, çalışma hakkı, sözleşme özgürlüğü ve kamu yararı ilkeleriyle çelişmektedir.
“YENİDEN DÜZENLENMESİNİ TALEP EDİYORUZ.”
“Türkiye, bir deprem ülkesidir. Afet risklerinin azaltılması, mühendislik hizmetlerinin kota, izin ve mali yüklerle kısıtlanması ile değil, bilimsel, bağımsız, yerinde denetlenen ve mesleki sorumluluk esasına dayanan bir sistem ile mümkün olacaktır.
Bu nedenle; Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 21, 22, 23 ve 24. maddelerinin geri çekilmesini veya meslek örgütlerinin görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.”
JEOLOJİ VE MÜHENDİSLİĞİ NEDİR?
Jeoloji, en temel tanımıyla yer bilimi olarak tanımlanır. Yeryüzünün geçmişini, kaya, toprak ve su bileşenlerini, geçmişten günümüze kadar olan evrimini inceleyen bilim dalıdır.
Mühendislik ise, güvenlik ve ekonomiklik koşullarını göz önüne alarak, bilimsel verileri uygulamaya yönelik amaçlar için kullanma sanatı olarak tanımlanmaktadır. Yani, jeolojik verilerin mühendislik amaçlarıyla uygulamaya aktarılması ile ilgili bir mühendislik dalıdır.
Jeoloji, doğal süreçleri, yerin fizik yapısını ve geçmişini incelemeyi amaçlayan bir bilim dalıdır. Bu inceleme sırasında yerin yapısal özelliklerini, kabuğun gelişimini, kaya, toprak ve su bileşenlerini izler.
Araştırmalarını yaparken geçmişten günümüze kadar olan çevresel değişimleri de göz önünde bulundurur. Günümüzde 5 temel bilim dalı (fizik, kimya, biyoloji, matematik, jeoloji) arasında yer almaktadır ve bir doğa bilimi olarak değerlendirilir. Jeoloji, yerin tarihçesini yorumlamakta ve sedimanter, magmatik ve metamorfik kayaçların zaman ve mekân içindeki ilişkilerini incelemektedir. Bu bilim dalı, yeryüzündeki kayaç, toprak ve su ile hayatın gelişimini araştıran bir alan sunmaktadır.
Jeoloji mühendisliği, yer bilimini insanlığın sorunlarına uygulama ve güvenli, ekonomik, pratik çözümler üretme sanatı olarak ifade edilebilir. Yerkürenin yapısal değişiklikleri jeoloji mühendisliğinin araştırma konuları arasında yer alırken, yerleşim alanlarının ve mühendislik yapılarının yer seçimi çalışmaları da bu kapsamda değerlendirilmektedir.
JEOLOJİ MÜHENDİSİ NE İŞ YAPAR?
Gelişen teknolojiler ile jeoloji mühendisliği çalışma alanları geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Doğal kaynaklar, çevre ve afet yönetimi gibi birçok farklı alanda iş imkanları mevcuttur. Jeoloji mühendisleri, metalik madenler, endüstriyel hammaddeler, enerji kaynaklarının aranması ve ekonomik kullanımı gibi konularda aktif rol oynamaktadır. Ayrıca, deprem, heyelan ve kaya düşmesi gibi doğa kaynaklı afete karşı önlemler geliştirmektedirler.
Bunların yanı sıra sıvılaşma, su baskını ve afet risk değerlendirmesi konularında da çalışmaları bulunmaktadır. Jeolojik ve jeoteknik etütler ile arazi kullanım planlarının hazırlanmasına katkıda bulunmakta; su ve toprak kirliliği ile atık depolama gibi çevresel sorunların çözümünde diğer bilim dallarına destek vermektedirler.
Baraj, tünel, karayolu, demiryolu, boru hattı ve enerji santralleri gibi mühendislik yapıları ile binalar için etütlerde bulunmakta; kentsel projelerde gerekli temel parametrelerin belirlenmesinde aktif görev üstlenmektedirler. Ayrıca gemoloji (süs taşları), medikal jeoloji (tıbbi jeoloji) ve jeolojik sit alanları (fosil zonları, taşlaşmış ağaçlar, yeryüzü şekilleri) üzerinde de çalışmalar yapmaktadırlar.
Milli Gazete





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın