Kamu Görevlilerine Acil İyileştirme Çağrısı!
Kamu Görevlilerine İyileştirme Yapılmalıdır: Yeniden Değerleme Oranının Altında Olunmamalıdır
Ekim ayı için açıklanan enflasyon oranı %2,55 olarak belirlendi. Temmuz ile Ekim arasındaki 4 aylık enflasyon ise %10,25 olarak hesaplandı ve enflasyon farkı %5 oldu. Önümüzdeki Kasım ve Aralık aylarında yaşanacak fiyat artışlarıyla birlikte, kamu görevlilerinin gelir kaybı devam edecek. Kış mevsiminin gelmesiyle doğal gaz, elektrik ve diğer zorunlu harcamalarda kaçınılmaz artışlar yaşanacak.
▪️ 7. Dönem Toplu Sözleşme’de Hakemin aldığı karar, 6 aylık süreçler içinde enflasyona yenik düşerek maaşları eritti ve kamu görevlilerini mağdur duruma soktu. Geçmişte yaşananların tekrar etmemesi ve kamu görevlilerinin soğuk kış günlerinde ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalmamaları için önlem alınması bekleniyor.
Kamu işvereni ve hakem, statüler arasında var olan derin uçuruma gözlerini kapatıyor. Çalışma barışını bozmakta ve kurumlar arasında bordro kıyaslaması yapılmasına neden olmaktadır.
Hakem Kurulu’nun almış olduğu bu hatalı kararın ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorgularken, kamu görevlileri 2 yıl daha kayıplarla mücadele etmeye devam edecek. Kurumlarda, yemekhanelerde ve koridorlarda yapılan bordro kıyaslamaları, kamu görevlilerinin “Emeğimin karşılığı bu muydu?” tepkisini haklı kılıyor. Her bir kamu görevlisi, işini büyük bir özveriyle ve sadakatle yapıyor. Aldıkları ücretin adil ve hakkaniyetli olmasını da talep ediyor.
Kamu işvereni ve talimatla karar veren hakem, günü kurtarma çabası içinde. Ancak bu tür geçici artışlarla sorunlar çözülmez ve tartışmalar azalmaz.
İşveren; alacaklar konusunda cömert, memurlara gelince cömert olmaktan kaçınmamalı. Çalışanlar arasında yapılan ayrımın bütçede son bulması gerekmektedir.
Ekim ayı verileri ile 2026’da uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı belirlendi. Kamu görevlilerine 2026 için öngörülen artış (%11+%7) ile devletin alacaklarına uygulanacak artış %25,49 olarak kaydedildi.
“Alırken cömert, verirken cimri” anlayışıyla adalet sağlanamaz. Ocak ayında kamu görevlilerine yapılacak artışın, Yeniden Değerleme Oranı’nın altında olmaması gerekmektedir. Erken uyarı sisteminin sesine kulak verilmeli ve “iş işten geçti” ifadesinin gerçeğe dönüşmesi engellenmelidir.
Kamu Görevlisi Devletin Teminatıdır!
Ekonomide dengeleme, enflasyonda azalma ve piyasada istikrar gibi kavramların, emeğin değersizleştiği, alım gücünün yetersiz olduğu ve geleceğe dair karamsar bir bakış açısının hakim olduğu bir dönemde anlamı kalmamaktadır.
İnsanı ve emeği değersizleştirmeye yönelik hatalardan derhal vazgeçilmeli, imkan ve fırsatlar kullanılarak bu yanlışlıklar düzeltilmelidir. Medeniyetimizin temeli olan “İnsanı yaşatan devlet” anlayışından ödün vermemek büyük bir sorumluluktur.
Artan İhtiyaçlar ve Düşen Alım Gücü!
Sadece döviz kurları ve altın üzerinden geçmişle bugünkü alım gücünün karşılaştırılması sağlıklı bir yaklaşım değil. Günümüz ihtiyaçları, zorunlu harcamaların gelir içindeki oranı, geçim şartları ve gelecek beklentileri de değişim göstermiştir. Üretim ve tüketim biçimleri dönüşmüş, evlilik maliyetleri artmış, çocuk bakım giderleri yükselmiş, ev almak ve tasarruf yapmak ise neredeyse imkansız hale gelmiştir.
Gelirler rakamsal olarak artarken, reel anlamda düşüş göstermektedir. Kamu görevlileri, kişi başına düşen milli hasıladan hak ettiklerini almak istemektedir.
Memur-Sen olarak, devletin güven kalesi ve kamu hizmetinin vazgeçilmez unsuru olan kamu görevlileri için 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında işverenin ve hakemin hatalarını düzeltmesini bekliyoruz. Çalışanlar arasında huzurun yeniden sağlanması gerekmektedir.





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın