Kıdem Tazminatı Tasfiyesi: TES’in Gerçek Yüzü!
Emekçilerin yıllar boyunca mücadeleyle elde ettiği kıdem tazminatı, şimdi yeni bir planla yeniden gündeme geldi. 2026-2028 Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde tartışılan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), hükümet yetkilileri tarafından ‘ek emeklilik geliri’ olarak lanse edilse de, uzmanlar bu düzenlemenin emeklilik sisteminin ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunun bir göstergesi olduğunu ve kıdem tazminatının sona ermesini hedeflediğini ifade ediyor. Zorunlu kesintilere dayanan bu yeni sistem, tüm özel sektör çalışanlarını kapsıyor ve emeklilikte ‘ikinci maaş’ olarak sunulmaya çalışılıyor.
OVP’ye göre, 2026’nın ikinci yarısında devreye girecek olan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), tüm özel sektör çalışanlarını kapsayacak. Çalışanların sistemde en az 10 yıl kalacakları ve maaşlarından zorunlu kesinti yapılacağı belirtildi.
Daha önceki OVP’lerde, düzenlemenin 2024’ün dördüncü çeyreğinde yürürlüğe girmesi planlanmışken, daha sonrasında 2025’in son çeyreği olarak değiştirilmişti. Şimdi ise 2026’nın ikinci çeyreğine ertelendi. TES ilk olarak AK Parti’nin 12 Haziran 2011 seçimleri için hazırladığı “Hedef 2023” programında yer almıştı.
OVP’de, TES’in emeklilikte oluşan gelir kaybını telafi etmek ve hane halkı tasarruflarını artırmak amacıyla oluşturulduğu belirtiliyor. Sisteme dahil olacak tüm özel sektör çalışanları, önce karma TES’e girecek; isteyenler daha sonra isteğe bağlı TES’e geçebilecekler. Çalışanların, sistemde en az 10 yıl kalmaları zorunludur.
Yeni OVP’ye göre, Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki (BES) standart emeklilik yatırım fonları, katılımcıların birikimlerine daha fazla değer katacak şekilde yeniden tasarlanacak. BES’ten kısmi ödeme alınabilecek durumlar, bedelli askerlik ve hac gibi durumlarla genişletilecektir. Yükseköğretim kurumlarına kayıtlı 25 yaş altı öğrencilerin BES’e katılımlarını teşvik edecek uygulamaların da hayata geçirilmesi öngörülüyor.
25 YILDA SADECE 300 LİRA EK GELİR
İktidara yakınlığıyla bilinen Sabah Gazetesi’nde yayımlanan bir haberde, asgari ücretle çalışan bir bireyin 25 yıl sistemde kalması durumunda, emekli maaşına TES sayesinde 300 ila 566 lira arasında ek gelir sağlanacağı belirtildi.
60 yaşını doldurmayan bireyler ise, ilk konut alımı, evlilik, ağır hastalık veya işsizlik gibi hallerde birikimlerinin yüzde 10’una kadar çekim yapabilecekler.
KIDEM TAZMİNATINA ÇÖKME PLANI
Prof. Dr. Aziz Çelik, TES’in kıdem tazminatına yönelik bir çökme planı olduğunu dile getirerek, ikinci emekli maaşı vaadinin yanıltıcı olduğuna vurgu yaptı. Daha önce TES ile ilgili değerlendirmeler yapan Çelik, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bütün işaretler TES’in kaynağı olarak kıdem tazminatına el uzatıldığını gösteriyor. 11. Kalkınma Planı’nda tamamlayıcı emeklilik sistemi açıkça kıdem tazminatı ile ilişkilendirilmişti. Büyük tepkiler nedeniyle yeni OVP’lerde TES’in kaynağı konusunda net ifadeler bulunmuyor” dedi.
Çelik, kıdem tazminatının tamamının veya bir kısmının bireysel bir fona aktarılması suretiyle TES için kullanılacağını ifade ederek, “Kurulması yıllardır beklenen kıdem tazminatı fonu böylece hayata geçmiş olacak, kıdem tazminatı ise tasfiye edilecektir. Hedef, kıdem tazminatını özel bir sigorta sisteminin kaynağı olarak kullanmaktır.” şeklinde konuştu.
EMEKLİLİK SİSTEMİ VAHİM DURUMDA
Çelik, TES’in mevcut emeklilik sisteminin ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunun ve emekli aylıklarının sürdürülebilir bir yaşam sağlamaktan uzak olduğunu itiraf ettiğini belirtti. “Hükümet, emekli aylıkları için bütçeden daha fazla kaynak ayırmak yerine, bu kaynakları kısmayı hedefliyor. Emeklilere ‘emekli aylıklarını artırmayacağız. Size kıdem tazminatınızı verin, biz de emekli olduğunuzda ek bir harçlık verelim’ mesajı veriyor.” dedi.
TES, emeklilik sisteminin kısmen özelleştirilmesi anlamına geliyor. Emekliler, aylıklarının bir bölümünü özel sigorta şirketlerine devretmiş olacaklar. Oysa kamusal emeklilik sisteminin güçlendirilmesi asıl hedef olmalıdır.
Bu noktada, kamu emeklilik sisteminin güçlendirilmesi adına, bütçeden sosyal güvenliğe daha fazla kaynak ayrılmalı, kayıt dışı istihdamla mücadele edilerek kayıtlı istihdam artırılmalı ve işverenlere sağlanan prim teşviklerinin azaltılması gerekmektedir.





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın