Mahkemeler Arasında Anayasa Gerilimi Büyüyor!
Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) karar alma yetkisini sorgulamasının ardından, Danıştay’dan benzer bir tepki gelmiş, kurul AYM’nin KHK ile ihraç edilen akademisyenler hakkında verdiği kararları tanımadığını duyurmuştur.
Bu gelişmeler üzerine AK Parti yönetimi, “Anayasa değişikliği yapmalıyız” değerlendirmesi yapmıştır.
AK Parti yetkilileri, Anayasa’nın 153 ve 158’inci maddeleri gereğince AYM kararlarının “uyum şartı” bulunduğuna dikkat çekerken, bireysel başvuru dosyalarında bunun geçerli olmaması gerektiğini savunmaktadır.
Kürt meselesinin çözümüne dair AK Parti dönemi boyunca süregelen süreçlerin sona ermesinin ardından, Ocak 2016’da yayımlanan “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiri, halen “suç” olarak değerlendirilmekte ve tartışma konusu olmaktadır.
T24’te Gökçer Tahincioğlu tarafından paylaşılan bilgilere göre, Danıştay 5’nci Dairesi, “Barış İçin Akademisyenler” grubunun aleyhine verdiği son kararlarla dikkat çekmiştir. Daire, bir akademisyenin üniversitedeki görevine dönmesi konusunda AYM’nin “ifade özgürlüğü hakkı ihlali” kararına rağmen yerel mahkemenin “işe dönemez” yönündeki kararını onaylamıştır. Daire, sekiz üyesi ile birlikte pilot karar niteliğinde bir karar almış ve Anayasa’nın AYM kararlarına uyulması gerekliliğine vurgu yapmıştır. Yargıtay’ın oluşturduğu “anayasal yargı krizi” durumuna Danıştay’ın da katıldığı görülmüştür.
AK Parti, Yargıtay’ın Can Atalay aleyhine AYM kararına uymama tutumunu desteklemenin yanı sıra, Danıştay 5. Dairesi’nin ilk kararına da destek vermektedir.
AK Parti yönetimi, TBMM’de Süreç Komisyonu Raporu’nda “AYM ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyum çağrısına” imza atmış olmasına rağmen, hâlâ “Anayasa yoruma açıktır” iddiasını sürdürmektedir.
“ANAYASA’DA HÜKÜM VAR, AMA EKSİK YAZIM OLDU”
Gazete Pencere’ye konuşan AK Parti üst düzey yöneticisi, Danıştay’ın tıpkı Yargıtay gibi “Bireysel başvuru hakkı ile alınan AYM kararlarına uymamız zorunlu değil” şeklindeki kararını “Hukuken yanlış değil” şeklinde değerlendirmiştir.
Anayasa’nın 153’üncü maddesindeki “AYM kararları bağlayıcıdır” ifadesi hakkında AK Parti yetkilisi, “Orada eksik yazım olmuştur” görüşünü dile getirmiştir. Yöneticinin ifadesine göre, “Anayasa Mahkemesi’yle ilgili bireysel başvuru hakkı düzenlemesi sonradan eklenmiştir. Bu durum, Anayasa’nın 153’üncü maddesindeki o bölümün aceleye gelmesine neden olmuştur.”
“ANAYASA’DA AYRIM YAPILMALI”
AK Parti yöneticisi, Anayasa’nın 153’üncü maddesi gereği “Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişiler bağlar” hükmü ile birlikte, “Evet, her şey için bağlayıcı diyor; ama o eski metindeki bir cümle. Eski metni düzenlememiz gerekiyor” mesajını vermiştir.
Bireysel başvuru hakkı düzenlemesi öncesinde, AYM’ye yalnızca iki alanda başvuru yapılabildiğini hatırlatan yönetici, “Birincisi yasaları iptal ettirmek; ikincisi ise parlamentonun kararları. Bu iki alan toplumu ilgilendiriyor. Şimdi ise bireysel başvuru ile ilgili kararlar gündeme geliyor” şeklinde konuşmuştur.
Bireysel kararlarla ilgili AYM kararlarının “bağlayıcılık” hükmünün gözden geçirilmesi gerektiğini belirten AK Parti yöneticisi, mevcut haliyle Anayasa 153’üncü maddesi ile diğer bazı maddeler arasında çelişki olduğunu öne sürmüştür.
“TAKDİR YETKİSİ BOYUTUNU DÜZENLEMELİYİZ”
“Her halükarda ve şartta Anayasa’nın amir hükümleri bulunmaktadır. O da bir hüküm” diyen yönetici, Anayasa’nın 153’üncü maddesinin “amir hüküm” olduğunu belirtirken, “Barış için Akademisyenler” bildirisi imzacılarının devlet memuru sadakati konusundaki Anayasa düzenlemesine de dikkat çekmiştir. Özellikle anımsatılan Anayasa’nın devlet memurluğuyla ilgili 128’inci maddesi üzerine, “Bireysel başvuru mekanizmasını yeniden düzenlememiz gerekiyor. Bireysel başvuru kavramının yasama, yürütme, yargı ve diğer idari organlar ile belediyeleri kapsaması gerek” ifadesini kullanmıştır.
“Sadece 153’üncü Madde Değil, 158 ile de AYM En Yetkili Mahkeme”
AK Parti çevrelerinde, AYM’ye bireysel başvuru mekanizmasıyla ilgili bir Anayasa değişikliği yapma gerekliliği değerlendirilmektedir. Ancak uzmanlar, mevcut Anayasa’nın uygulanmasının yeterli olduğunu belirtmektedir.
Yargıtay’ın Can Atalay’a ilişkin kararı ve Danıştay’ın benzer kararı ile AYM kararlarına uyum tartışmaları gündeme gelmiştir. Uzmanlar, Anayasa’nın 158’inci maddesini hatırlatarak, “Diğer mahkemelerle Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır” ifadesini vurgulamaktadır.
Ayrıca Danıştay 5’nci Dairesi’nin yeni pilot kararında, öncesinde alınan “Barış için Akademisyenler” imzacıları hakkında verilen ilk karar bir kez daha değerlendirilmiştir. Burada, “Anayasa Mahkemesi, genel yetkili en üst derece mahkeme olmayıp özel bir mahkemedir” denilmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından (Can Atalay kararı) verilen karar da AYM’nin bireysel başvuru üzerine verdiği kararların bağlayıcılığı konusunda dikkat çekmektedir.





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın