PKK/PJAK’ın İran’daki Tehdit Planları Hız Kazanıyor

HHaber Merkezi
0 okunma

PKK terör örgütünün İran uzantısı olan PJAK, Kandil yapılanmasını İran’a kaydırıyor. Süleymaniye’den İran’a geçiş yapan terörist sayısının 2 bini aştığı bildirilirken, bu durum bölgedeki güvenlik dengelerini tehdit ediyor. Urmiye’deki kaynaklar, PKK/PJAK’ın Maku-Kotur-Salmas-Urmiye hattını yeniden terör koridoruna dönüştürdüğünü belirtiyor.

Urmiyeli terör uzmanı Rıza Araz, örgütün Çekiç Güç döneminde Irak’ta elde ettiği avantajı Güney Azerbaycan’da tekrar sağladığını ifade ediyor. Araz, “Özellikle kuzey aksında Maku ve Urmiye kırsalını stratejik yerler olarak belirlediler. Türkiye sınırı boyunca uzanan Küçük ve Büyük Ağrı Dağları eteklerinden itibaren Maku, Kotur, Salmas ve Urmiye hattında sarp kayalıklar ve derin mağaralarda faaliyet yürütüyorlar” diyor.

Bu coğrafi yapı, gerilla tipi yapılanmalar için son derece uygun bir alan sunuyor. Teröristlerin bu bölgelerde üslenmeleri durumunda, Türkiye-Azerbaycan-Nahçıvan geçişleri büyük bir tehdit altına girmiş olacak. Türkiye, Irak’taki Kandil ile 35 yıldır mücadele ediyor. Şimdi ise İran’da inşa edilen yeni Kandil ile Türk dünyası ve Güney Azerbaycan için ciddi tehlikeler ortaya çıkıyor.

İRAN İSTİHBARATI DESTEKLEDİ

İran’dan gelen üst düzey bir güvenlik yetkilisi, ülkesinin PKK’yı Türkiye’ye karşı stratejik bir araç olarak kullandığını, fakat bu silahın artık kendisine karşı döndüğünü vurguladı. İranlı yetkili, “Dambat (Maku), Silvana (Urmiye), Kotur (Hoy), Keneresh (Hana – Piranşehr) ve Şehidan (Urmiye) bölgelerinde PKK kamplarına devlet politikası doğrultusunda göz yumuldu. Hatta Sepah ve İstihbarat, bu kamplara dolaylı olarak lojistik destek sağladı. Urmiye’deki hastanelerde yaralı teröristlere de tedavi hizmeti verildi” şeklinde konuştu.

HÜCRELER TALİMAT BEKLİYOR

ABD ve İsrail’in saldırılarını kendi bölücü amaçları için fırsat olarak gören PKK/PJAK, bölgeyi kaosa sürüklemeye hazırlanıyor. Türk uzman Araz, “PKK/PJAK sadece kırsal alanlarda faaliyet göstermiyor, Urmiye gibi şehir merkezlerinde de saldırı hazırlıklarını tamamladı. Şehir savaşına uygun silah ve mühimmat stokları da yapıldı” ifadelerini kullandı.

Özellikle Türkiye sınırındaki dağlık köyler, PJAK teröristlerinin saklanıp mühimmat depoladığı güvenli alanlar haline geldi. PJAK, Suriye’deki SDG ile benzer bir ittifak kurmuş durumda; İran Kürdistan Demokrat Partisi (İ-KDP) ve Komala ile bölgede ortak bir alan paylaşımı gerçekleştirildi. PKK/PJAK’ın Batı Azerbaycan’da özellikle Maku ve kuzey hattında kontrol sağlaması, Türkiye açısından yalnızca bir sınır güvenliği meselesi değil; aynı zamanda Türk dünyasına açılan 13 kilometrelik Dilucu-Sederek sınır hattının işlevsiz hale gelmesi demektir.”

TÜRK DÜNYASI İÇİN KÂBUS OLUR

Urmiyeli terör uzmanı Rıza Araz, “Jeopolitik boğum noktası üzerindeki tehdit üç ana unsurda toplanmaktadır” diyerek şu noktaları vurguladı:

Lojistik ve Fiziksel Kuşatma: Türkiye ile Nahçıvan arasındaki dar koridor, güneyden (İran yönündeki Boralan ve Maku dağları) terör örgütünün doğrudan ateş hattına girmesiyle ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Sarp Boralan yaylalarına yerleşen bir terör yapısı, Dilucu Sınır Kapısı’nı ve bölgedeki tüm ticari ve askeri trafiği daima sabote edebilir.

Zengezur Sabotajı: Türkiye ve Azerbaycan’ın büyük vizyon projelerinden biri olan Zengezur Koridoru, bu bölgenin hemen kuzeyinden geçmektedir. PKK’nın bölgedeki varlığı, Ermenistan ile PKK’nın çıkarlarıyla örtüşerek, Türk dünyasını birbirine bağlayacak bu stratejik hattın güvenliğini imkansız kılmaktadır.

Nahçıvan’ın İzolasyonu ve Güvenlik Kıskacı: Nahçıvan, kuzeyden Ermenistan ve güneyden ise terör örgütü kontrolündeki bir “İkinci Kandil” (Batı Azerbaycan) tarafından tamamen çevrelenmiş olur. Bu durum, Nahçıvan’ı savunmasız hale getirip bölgeyi PKK ve Ermenistan’ın siyasi baskılarına açık hale getirir; ayrıca Türkiye’nin Orta Asya ile olan tek fiziksel bağlantısını koparır.

Yılmaz BİLGEN

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın