TCMB’deki Yolsuzluk İddiaları Gündemden Düşmüyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ana hissedarı olduğu Bankalararası Kart Merkezi’nde, ‘vurgun’ ve ‘yolsuzluk’ iddiaları gündemde tartışılmaya devam ediyor.
Gazeteci İsmail Saymaz’ın haberine göre, yolsuzluk skandalında itiraflar gelmeye başladı.
Saymaz’ın aktardığı bilgilere göre; tutuklanan eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş, savcılığa verdiği ifadede etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtti. Aytaş, vurgun olaylarının sorumlusunun dönemin Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener olduğunu öne sürdü.
Saymaz, “Tutuklanan eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş, savcılıktaki ifadesinde etkin pişmanlıktan yararlanmak istedi. Aytaş, vurgundan eski MB Başkan Yardımcısı Emrah Şener’i sorumlu tutuyor” dedi.
Aytaş, ifadesinde Şener’in yüksek lisans hocası olduğunu ve Merkez Bankası’nda işe girmesinin onun aracılığıyla gerçekleştiğini ifade etti.
2017’de Şener’in danışmanı olarak göreve başlayarak 2021’de BKM Genel Müdür Yardımcısı ve ardından altı ay içinde Genel Müdür olarak atanan Aytaş, 2024’te görevden alındı.
Aytaş, “MB’ye atanmamda ve BKM’deki görevlerimde Şener’in etkisi ve katkısı vardır. Üst amirimdir. Ödeme sistemleri ve BKM’den sorumlu olduğu için atamalarda söz hakkı vardır.” dedi.
İHALE BEDELİ ÖNCEDEN BİLİNMEKTEYDİ
Aytaş, Merkez Bankası Teftiş Kurulu tarafından tespit edilen beş ayrı usulsüzlükten ilki olan Enarge Mühendislik Eğitim Danışmanlık Araştırma Geliştirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne yapılan ‘Çipli Plastik Kart Alımı’ ve ‘TROY İçin Spesifikasyon ve Applet ve Yazılım Geliştirme’ ihaleleri hakkında soruları yanıtladı.
Merkez Bankası, bu ihalelerde toplamda 66.224.448 TL kamu zararı tespit etti.
Teftiş kurulunun raporuna göre:
• Yaklaşık maliyet belirleme komisyonu ihale makamı tarafından atanmadı.
• 30 günlük tedarik süresi ihlal edildi.
• İki firmanın teklif vermesi engellendi.
• Ödeme, teslimat gerçekleştirilmeden yapıldı.
• Yetkili satıcı belgesi olmadan ihale Enarge’ye verildi.
• İkinci ihalede yalnızca Enarge’den teklif alındı.
• İşin kabulünden önce tüm tutar ödendi.
Aytaş, Türkiye Bankalar Birliği’nden gelen talep üzerine çipli ve ‘TROY için spesifikasyon ve applet yazılımı’ içeren kartları temin arayışına girdiklerini belirtti ve şöyle devam etti:
“BKM’nin yaklaşımına göre yerli bir firmayla bu ihtiyacı karşılamak istedik. Ancak piyasada mevcut tedarikçiler bu iş için katılmak istemedi.”
BKM Satın Alma Komisyonu, ihalenin 66.000.000 TL’nin altında kalacağı öngörüsünde bulundu.
İhale, 64.269.745 TL karşılığında gerçekleşti ve Enarge’ye verildi. Şirketin, ihale bedelini önceden bildiği anlaşılmakta.
Aytaş, “Parasal sınırın hemen yanında olması için Enarge’ye sormak gerekiyor.” diyerek konuya açıklık getirdi.
Ayrıca, çipli kartların 30 gün içinde teslim edilmesi beklenirken, ödendiği halde yedi ay sonra BKM’ye ulaştığı belirtiliyor.
“MİLLİ DUYGULARLA HAREKET ETTİK”
Saymaz’ın haberine göre Aytaş, ifadesinde BKM’ye alınan Enarge Mühendislik adlı şirketin Şener’in önerisiyle seçildiğini ifade etti.
Aytaş, “Şener, yerli milli kart üretimi için yabancılara alternatif oluşturma amaçlı ihaleye davet edilmesi gereken firmalardan birinin Enarge olması gerektiğini belirtti. Kendisiyle firmanın iletişimi mevcuttur. Milli duygularla hareket ettiğimizi düşünerek, Şener’in direktiflerini uyguladık.” şeklinde konuştu.
Enarge’nin sahibi, Şener’in Özyeğin Üniversitesi’nden tanıdığı Taha Meli Arvas olarak belirlendi. Arvas, 2020 yılında Sermaye Piyasası Kurulu başkanvekili olduktan sonra şirketi Hüseyin Halit Özdamar’a devretti ve Özdamar, yetkilerini Mehmet Taha Durmuş ve Erdoğan Alkan’a bıraktı. Savcılık, Durmuş ve Alkan hakkında yakalama kararı çıkardı.
Arvas, şu anda Enerji Piyasaları İşletmeleri Genel Müdürü olarak görev yapıyor. Arvas’ın babası, Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu Üyesi Ercümend Arvas’tır. Ayrıca, baba Arvas’ın, oğlunun şirketini devrettiği Alkan ile ortak bir kitap yayınladığı da iddialar arasında.
İhaleden bir gün sonra, işin bedeli olan tutarın tamamının Enarge’ye ödendiği bildirildi.
VAKIFBANK’A BEDELSİZ KART DAĞITILDI
BKM’nin bankalardan talep olmamasına rağmen 2,5 milyon çipli kartı Vakıfbank’a bedelsiz olarak verildiği ortaya çıktı.
Aytaş’ın ifadesine göre, Vakıfbank’ın “Bizden talep yok” yanıtı vermesine karşın bu kartlar Şener’in talimatıyla teslim edilmiş.
Aytaş, söz konusu kartların temin edileceğini duyurduğunu, sadece Vakıfbank’tan talep geldiği için bu kartların onlara bedelsiz olarak verildiğini söyledi. Vakıfbank, talepleri olmadığını iletmesine rağmen kartların verilmesi gerektiğini belirterek, Şener’in direktifleri doğrultusunda işlemin gerçekleştirdiğini ifade etti.
SİNGAPUR’DA PARAVAN ŞİRKET KURULDU
Saymaz’ın haberine göre Aytaş, Merkez Bankası’na stajyer olarak giren Muhammed Güven’in, Şener tarafından BKM’de işe alındığını ve 2023 başında iki haftalığına Singapur’a gönderildiğini bildirdi.
Güven, burada “EM Smartechs” adlı bir şirket kurmuş. BKM tarafından Enarge’ye ödenen 4 milyon 100 bin doların, 3 milyon 350 bin dolarlık kısmının bu şirkete gönderildiği tespit edildi.
Aytaş, bu şirketin paravan bir firma olduğunu ve sadece bu amaçla kurulduğunu ifade etti. Güven de aynı gün içinde tutuklandı.
Aytaş, “Çin’den çip akışları benim üzerimden gidiyor. Türkiye’de bu alanda en iyi üç firmadan biriyim. Nasıl paravan şirket olabilirim?” diye sordu. Ancak şirketin, BKM ihalesinden yalnızca beş ay önce kurulduğu ortaya çıktı.
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NE YAPILAN ÖDEME
Merkez Bankası Teftiş Kurulu’nun tespit ettiği ikinci usulsüzlük Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ile yapılan anlaşma kapsamında gerçekleşen durumdur.
Aytaş’ın ifadesine göre, iki proje için toplam 44 milyon 150 bin TL ödendi. Ancak fiyat teklifi alınmadan sözleşme yapılması, iş tamamlanmadan ödeme gerçekleştirilmesi ve ihale sürecine çıkılmaması gibi durumlar tespit edildi.
Rapora göre, Şener, kendisiyle ortak yayını olan Doç. Ali Coşkun’un proje yöneticisi olmasını sağladı ve kardeşi İbrahim’e 200 bin TL, Singapur’daki şirkete de 693 bin 236 Euro aktarıldı.
Aytaş, “TTO’ya ödenen paranın Şener ile bu çevreler tarafından paylaşıldığını düşünüyorum.” dedi.
“HİMMET ÖDER GİBİ”
Aytaş’ın Güven’in hesabına 2 milyon TL gönderdiği belirlendi. Bu durumla ilgili sorulduğunda Aytaş, işe girmesini sağladığı için maaşımdan Şener’e para verdiğini öne sürdü ve şöyle konuştu:
“BKM’ye geçmemle birlikte Şener, maaşımın artacağını söyledi. Daha sonra, ‘Fazla olanı ayır, zamanı gelince sana söyleyeceğim’ dedi. İki yıl biriktirdim. ‘Seni BKM’ye ben aldırdım, bana diyet olarak vereceksin. Kuruma aldırdığım herkes bana fazla yatanı verdi.’ dedi. İşimden olacağım endişesiyle 2 milyon TL’yi Şener’in belirttiği Güven’e gönderdim.”
Aytaş, eski Genel Müdür Mehmet Zahit Samancıoğlu ile yardımcısı Bora Koç’un da benzer şekilde para gönderdiğini ileri sürdü.
KUZENİN ŞİRKETİNE DOĞRUDAN ALIM
Dosyada ortaya çıkan üçüncü suçlama, Be Bold adlı şirkete verilen ajans hizmetleriyle ilgili. Bu kapsamda 1 milyon 857 bin 900 TL’lik ödeme zimmet olarak değerlendirildi.
Bu şirket, Aytaş’ın kuzeni olan Çağkan Göktuğ’a aittir. Be Bold, ihale tarihinden 2,5 ay önce kurulmuş.
Aytaş, bu ilişkinin açıklığı hakkında, “Sadece beni kırmamak ve yerli projeye destek vermek amacıyla, daha az bir karşılıkla iş yapmıştır. Alternatif firmalar bulunduğu doğrudur ancak TROY isminin ‘Lirakart’ olarak değiştirilmesi sebebiyle gizlilik içerisinde ilerlemek istiyorduk.” şeklinde savunma yaptı.
“KREDİ KARTI İÇİN TEHDİT ETTİ”
Dördüncü suçlama, Aytaş’a verilen kurumsal kredi kartının şahsi harcamalarda kullanılmasıyla ilgilidir. Aytaş, savcılıkta şu ifadelere yer verdi:
“Şener, kartı defalarca istedi. Öncelikle karşı çıktım ama bu sefer de beni BKM’ye aldırdığını ve görevden de alabileceğini söyleyerek tehdit etti. İşimden olacağım korkusuyla, ben de kartı verdim. Harcamaları Şener yaptı.”
STAJYERLERE VERİLMEYEN YEMEK KARTLARI
Beşinci suçlama, yurt dışında eğitim gören ve Şener’in tanıdığı öğrencilerin BKM’de stajyer olarak gösterilmesi ve bu kişiler için yemek kartı çıkarılmasıyla ilgilidir. Aytaş, yemek kartlarını Şener’e elden teslim ettiğini ifade ederek, “Kim tarafından kullanıldığını bilmiyorum.” şeklinde konuştu. Anlaşıldığı üzere, bu kartların stajyerlere verilmediği ortaya çıktı.
“BENİ MAŞA OLARAK KULLANDI”
Aytaş, Şener tarafından bir oyuncak gibi kullanıldığını öne sürdü ve şu sözleri ekledi:
“Devletin menfaatine hareket ettiğimi düşünerek, Şener’in emirleri doğrultusunda iş yaptım. Beni araç olarak kullanmış. Hiçbir menfaatim olmadı. İhaleler ve diğer hizmet alımları çerçevesinde kendisine para geleceği ve bana da pay vereceği sözünü verdi. Hiçbir zaman bununla ilgili taahhütte bulunmadım ve para almadım.”
ŞENER: BKM İLE BAĞLANTIM YOK
İddialara karşı dönemin Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener, İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği’ndeki ifadesinde suçlamaları reddetti. Şener, “TCMB’de başkan yardımcısıydım ancak BKM’de yapılan ihale ve işlemlerle herhangi bir bağlantım bulunmamaktadır. Bana yöneltilen tek bir para transferi var. O da Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olduğum dönemde bir arkadaşımın yaptığı 200 bin TL’lik transferdir. BKM’de personel belirleme yetkim yoktur.” dedi.





Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın