Türkiye, Dünyanın En Kötü 10 Suç Ülkesi Arasında!

HHaber Merkezi
0 okunma

Cenevre merkezli Global Initiative Against Transnational Organized Crime tarafından hazırlanan 2025 raporuna göre, Türkiye organize suç endeksinde Asya’da 3. sırada yer alarak Avrupa’nın gerisinde kalmış durumda. Devletin çetelerle yaptığı yoğun mücadeleye rağmen, suçun “kontrol altına alınamadığı” ifade edildi. Yargı ile yürütme arasındaki anlaşmazlıkların kurumsal mücadeleyi zayıflattığı vurgulandı. Ayrıca, siyasi baskılar, keyfi tutuklamalar ve çelişkili yargı kararları ile adalet sistemine duyulan güvenin sarsıldığı da raporda belirtildi.

DOKUNULMAZLIK ZIRHLI ORGANİZE ÖRGÜTLER

Raporda yüksek enflasyon, döviz krizleri ve işsizlik gibi unsurların suç ekonomilerini tetikleyen başlıca etkenler olduğu kaydedildi. Uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığının yanı sıra, eğlence sektörü ve özel güvenlik şirketleri aracılığıyla da suç işlendiği belirtildi. Ayrıca, terör örgütleriyle iş birliği yaparak gelir elde edildiği ve vergi kaçakçılığı ile yolsuzluk gibi suçların öne çıktığı ifade edildi. Suç unsurlarının siyasi bağlantılar aracılığıyla dokunulmazlık kazandığı, bu durumun da cezasızlık kültürünün yaygınlaşmasına neden olduğu vurgulandı.

KÜRESEL ORGANİZE SUÇ ENDEKSİ 2025 RAPORU

1. Myanmar 8.08
2. Kolombiya 7.82
3. Meksika 7.68
4. Ekvador 7.48
5. Paraguay 7.48
6. Kongo 7.47
7. Güney Afrika 7.43
8. Nijerya 7.32
9. Lübnan 7.30
10. Türkiye 7.20

2025 raporunda 10. sırada konumlanan Türkiye, 2023 yılında 7,03 puan ile 15’inci, 2021 yılında ise 6,89 puanla 12’nci sıradaydı.

SUÇLA MÜCADELEDE SINIFTA KALDIĞIMIZI GÖSTEREN RAPOR: DÜNYA SUÇ ENDEKSİNDE TÜRKİYE İLK 10 SIRADA

Cenevre merkezli Ulusötesi Organize Suça Karşı Küresel Girişim’in iki yılda bir yayımladığı Küresel Organize Suç Endeksi 2025 raporu, Türkiye’yi en kötü durumdaki 10 ülke arasında gösterdi. Raporda, suç yoğunluğunun 2023’e göre artarak Türkiye’yi 5 basamak yükselttiği, organize suç aktörlerinin sadece yeraltında değil, siyasal ve ekonomik yapılar çevresinde de pozisyon aldığı ifade edildi. Suçun ‘kontrol altına alınamadığı’ ve yargı ile yürütme arasındaki dengesizliğin kurumsal mücadeleyi zayıflattığı kaydedildi.

Türkiye, 193 ülkenin değerlendirildiği raporda, suç yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında 10’uncu sırada yer alıyor. Türkiye’nin suç puanı 7,20’ye ulaşmışken, suça direnç puanı ise 3,96’da kalmıştır. Devletin suçla mücadele kapasitesinin artışına rağmen, suçun kontrol altına alınamadığı ve yargı ile yürütme arasındaki dengesizliğin kurumsal mücadeleyi olumsuz etkilediği belirtildi.

TÜRKİYE AVRUPA’NIN EN KÖTÜSÜ

Raporda, durum açısından en kötü olan 15 ülkenin puanları sıralandı: 1. Myanmar (8.08), 2. Kolombiya (7.82), 3. Meksika (7.68), 4. Ekvador (7.48), 5. Paraguay (7.48), 6. Kongo Demokratik Cumhuriyeti (7.47), 7. Güney Afrika (7.43), 8. Nijerya (7.32), 9. Lübnan (7.30), 10. Türkiye (7.20), 11. Kenya (7.18), 12. Irak (7.17), 13. Honduras (7.10), 14. Brezilya (7.07), 15. Libya (7.05). Türkiye, organize suç sıralaması açısından Avrupa’da en kötü durumda olan ülke olarak öne çıkarken, Asya ülkeleri arasında 3’üncü sıradadır. Verimli sınıflama yapılan ülkeler arasında ise Tuvalu (1,53), Nauru (1,72) ve Liechtenstein (2,10) gibi küçük adalar yer almaktadır. Türkiye 2023 yılında 7,03 puanla 15’inci sıradaydı, 2021’de ise 6,89 puanla 12’nci sıradaydı.

ADALETE OLAN GÜVEN SARSILDI

Yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü konularında zayıf bir performans sergileyen Türkiye’nin adalet sistemine güvenin siyasi baskılar, keyfi tutuklamalar ve çelişkili yargı kararları nedeniyle azaldığı raporda ifade ediliyor. Cezaevi kapasitelerinin aşırı doluluğu, insanlık dışı koşullar ve yolsuzlukla mücadeledeki yetersizlik de dikkat çekti. Güvenlik güçleri yüzlerce şüpheliyi yakalasa da, yeterli uzmanlık ve siyasi etkiler nedeniyle birçok dosya etkin şekilde soruşturulamamaktadır. “Sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetim birimleri, hükümetin yerel yönetimler üzerindeki kontrolünün arttığını ve kurumsal denetim mekanizmalarının zayıfladığını bildirmiştir,” denilmektedir.

DEVLET BAĞLANTILI SUÇ AKTÖRLERİ

Rapordaki bilgilere göre, Türkiye’deki suç ağları, merkezi yapıdan uzaklaşarak yarı bağımsız hücrelere dönüşmüştür. Bu yapılar, uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığı ile eğlence sektörü ve özel güvenlik şirketlerinde haraç toplayarak faaliyet göstermektedir. Bazı grupların PKK ve benzeri örgütlerle iş birliği yaparak para kazandığı ifade ediliyor ve siyasi bağlantılar aracılığıyla dokunulmazlık kazandıkları vurgulanıyor. Devletle bağlantılı olan geçmiş suç aktörleri, hesap verebilirliği zayıflatmakta ve cezasızlık kültürünü güçlendirmektedir. Ülkede metamfetamin ve captagon üretiminin artışı, Latin Amerika kartelleri ile bağlantılı Türk gruplarının kokain ticaretinde daha fazla yer almalarını sağlamaktadır.

SUÇ EKONOMİSİ BÜYÜDÜ

Raporda, yüksek enflasyon, döviz krizleri ve işsizlik gibi unsurların suç ekonomilerini büyüten etkenler olduğu vurgulanıyor. Tütün, yakıt ve altın kaçakçılığı, halk arasında ‘meşru bir geçim’ biçimi haline gelmiştir. Türkiye, 2024’te FATF gri listesinden çıkarılmış olmasına rağmen, kara para aklama riskleri devam etmektedir. Devletin suçlarla mücadele mekanizmalarındaki artış, suçun kontrol altına alınmasını sağlayamamıştır.

ARTIK SADECE TRANSİT ÜLKE DEĞİL

Raporda, Türkiye’nin insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı konularında yaygın sorunlar yaşamaya devam ettiği, hem geçiş hem de hedef ülke konumuna geldiği ifade edilmektedir. Yabancı vatandaşların ve çocukların zorla çalıştırma, cinsel istismar ve erken evlilik gibi mağduriyetlere uğradığı, sahte evlilikler, organ ticareti ve ev içi kölelik vakalarının da gündemde olduğu belirtildi. Göçmen kaçakçılığı artık sadece transit değil, Türkiye kaynaklı bir faaliyet haline dönüşmüştür. Türk vatandaşlarının da yasa dışı yollarla Avrupa’ya geçmeye çalıştığı gözlemlenmiştir. Sınır bölgelerinde şiddet, aşırı maliyetler ve zorla uyuşturucu taşımaya dair ihlaller devam etmektedir.

SİBER SALDIRILARDA RUS BAĞLANTILI GRUPLAR ETKİLİ

2025 raporu, Türkiye’de siber saldırıların, özellikle fidye yazılımları, veri ihlalleri ve çevrimiçi dolandırıcılıklar açısından ciddi bir artış gösterdiğini ortaya koymaktadır. Siber saldırılarda hem yerli hem de yabancı aktörlerin, özellikle Rusya ile bağlantılı grupların etkili olduğu ifade ediliyor. Mali suçlar arasında vergi kaçakçılığı, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının zimmete geçirilmesi dikkat çekiyor. Belediyeler ve sağlık sektöründe tespit edilen usulsüzlük vakaları, çoğunlukla hesap verilebilirlik eksikliği nedeniyle cezasız kalmaktadır. Devletle bağlantılı iş çevrelerinin bu suçlar arasında ‘dokunulmazlık zırhına’ sahip oldukları belirtiliyor.

Selman CÖMERT / KARAR

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın