Tütün Tüketimi Türkiye’de Salgın Gibi Yayılıyor!

HHaber Merkezi
0 okunma

Türkiye’nin tütünle mücadelesi, bir dönemde dünya çapında örnek gösterilirken, günümüzde ciddi bir tehdit altına girdi. Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı son veriler, tütün kullanımının yalnızca artmadığını, aynı zamanda bir salgın etkisi yarattığını ortaya koydu. Nüfus sıralamasında 18. sırada yer alan Türkiye, tütün tüketiminde 9. sıraya kadar çıkmış durumda!

Bu endişe verici tablo karşısında Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Tütün bağımlılığı ile etkin bir mücadele yürütebilmek için yeni bir strateji geliştirdi. Bu kapsamda, kapalı alanlarda sigara kullanımına yönelik mevcut yasa ve düzenlemelerde değişiklikler yapılması öngörülüyor.

YENİ YASAKLAR Yolda

Geçmişe göz atıldığında, Türkiye’de tütün mamullerinin kapalı alanlarda kullanımına yönelik yasakların ilk olarak 19 Ocak 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5727 sayılı Kanun ile başladığı görüldü. 2009 yılının Temmuz ayında bu yasa tam anlamıyla uygulanarak Türkiye, “dumansız hava sahası”na sahip üçüncü Avrupa ülkesi konumuna gelmişti.

Sonrasında 2013 yılında taşıtlarda sigara içme yasağı getirilmiş, 2019 yılında ise tütün ürünlerinde düz ve standart paket uygulamasına geçilmiştir. Ayrıca, 2020 yılı itibarıyla yalnızca bu standart paketler satılmaya başlanmıştır.

Yeni düzenlemelerde dikkati çeken bazı başlıklar “Dumansız Hava Sahası”nın kapsamını genişletecek:

“Yarı Açık” Alan Tanımı: Açılır-kapanır tenteli alanlar ve kış bahçeleri, tamamen “kapalı alan” kabul edilecektir.

5 Metre Kuralı: Kamu binaları, alışveriş merkezleri ve restoranların ana giriş kapılarının 5 metre uzağında sigara içmek yasaklanacaktır.

Çocuk Parkları ve Sahiller: Çocuk parkları “kırmızı hat” ilan edilerek tütünsüz bölge haline gelecektir. Piloting bölgelerde plajlarda “mavi bölgeler” oluşturulması hedeflenmektedir.

Artışlarla ilgili olarak görüş aldığı uzmanlardan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Risk Faktörlerinin Önlenmesi, Kontrolü ve Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Toker Ergüder, TÜİK 2022 yılı verilerine dayanarak, tütün ürünleri kullananlar arasında en yüksek sigara içme oranının 35-44 yaş grubunda olduğunu belirtti. Bu yaş aralığındaki kişilerin %36,1’inin her gün tütün ürünü kullandığını aktardı.

2017’de tütün kullanım oranı %31,5 iken, bu oran 2023 itibarıyla %34,8’e yükselmiştir. Bu durum, her üç yetişkinden birinin düzenli olarak zehirlendiğini göstermektedir. Toplamda 23,5 milyon vatandaş, tütün bağımlılığı ile mücadele vermektedir.

İÇME YAŞI ÇOCUKLARDA 11’E İNDİ

Prof. Dr. Ergüder, gelecekteki kanser pandemisi riskine dikkat çekerek, “15-29 yaş grubunda artış devam ederken, sigara içme yaşı çocukluk dönemlerine, yani 11-13 yaş aralığına inmekte. Bu durum, geleceğin kanser yükünü şimdiden hazırlıyor.” şeklinde konuştu.

TABELALAR SEMBOLİK KALDI

Mevzuatın varlığına rağmen, uygulamada yaşanan eksikliklerin dumansız hava sahası ihlallerinin artmasına ve tütün kullanımının toplumsal görünürlüğünün yeniden artmasına neden olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ergüder, bu sürecin tütün kontrolünde önemli kayıplara yol açtığını belirtti.

Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı bu veriler, kafelerde ve toplu taşıma duraklarında gözlemlenen “yasak gevşemesi” ile birlikte tütün kullanımındaki artışın nedenini açıklıyor.

Toplu taşıma durakları ve kafelerin “açılır-kapanır” tavanlı bölümleri, yasayı delmenin en yaygın yolu haline geldi. Bilim, dumanı görmemenin bizi korumadığını vurgulamakta. Toplu taşıma duraklarında sigara içmenin yasak olmasına rağmen, vatandaşların çoğu bu kuraldan habersiz.

İŞLETMECİ NE DİYOR?

Metin K.: Kış mevsiminin başlamasıyla birlikte, müşteriler dışarıda donmak istemiyor. İçeride sigara içene “söndür” dediğimde, hemen karşı dükkâna geçiyorlar. Orası müsaade ediyor çünkü sonuçlarına katlanmaya razı. Ben kanunlara uysam, işimi sürdüremem, çalışanlarımın maaşını ödeyemem. Cezalarla değil, yüksek teknolojili havalandırma sistemlerine sahip özel sigara odalarına izin verilmelidir. Bu ekonomik koşullarda ya dumanı içeri alacağız ya da kapılarımızı kapatacağız.

VATANDAŞ NE DİYOR?

Leyla Kocadağ: İşletmecilerin ekonomik endişelerini anlıyorum, ama benim ve çocuğumun nefes alma hakkı onlardan daha mı önemsiz? Kafeler artık “kapalı ama üstü açık” olarak duman altı oldu. Bir durakta otobüs beklerken, burnumuzun dibinde sigara tüttürüldüğüne şahit oluyoruz. Sigara içmeyen bireyler bu duyarsızlık nedeniyle sosyal hayattan dışlanıyor. Yasakların gevşemesi, dışarı çıkmayı bizim için işkence haline getirdi.

YEŞİL DEDEKTÖR UNUTULDU

Sigara yasaklarının etkin bir şekilde denetiminin, valilik, kaymakamlık, polis ve zabıta tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Toker Ergüder, “Denetim ekiplerinin sayısının artırılması, kolluk güçlerinin sürece daha aktif dâhil edilmesi ve mülki amirlerin sorumluluklarının performans göstergeleri ile ilişkilendirilmesi gerekiyor. Ayrıca, ‘Yeşil Dedektör’ mobil uygulaması üzerinden vatandaşların ihlal bildiriminde bulunmaları teşvik edilmeli, denetim yalnızca kurumlara bırakılmamalıdır.” dedi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın