Üniversitede Başörtülü Akademisyene Hakaret Dava!

HHaber Merkezi
0 okunma

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde görevli Dr. Öğretim Üyesi T.Ş’nin, ders esnasında çekilmiş başörtülü fotoğrafı, aynı üniversitede çalışan Prof. Dr. M.B. tarafından öğrencilerin bulunduğu bir WhatsApp grubunda hakaret içerikli ifadelerle paylaşıldı.

Olayın farkına varan T.Ş, avukatı Emrah Yolcu aracılığıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulundu.

Başlangıçta, savcılık yaşanan durumu idari bir mesele olarak değerlendirerek dosyayı üniversiteye yönlendirdi. Üniversite yönetimi ise olayın görev kapsamı dışındaki bir durum olduğuna kanaat getirerek dosyayı tekrar savcılığa gönderdi.

Savcılık, “sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret” eylemini “ön ödeme” kapsamına alarak şüphelinin adli para cezasını ödemesine karar verdi ve takipsizlik kararı açıkladı. Bu karara itiraz ise İzmir Sulh Ceza Hakimliğince reddedildi.

T.Ş, avukatı aracılığıyla İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde 100 bin lira tazminat davası açma yoluna gitti.

Avukat Yolcu, eylemin basit bir hakaret olarak nitelendirilemeyeceğini belirtirken, “kamu görevlisine hakaret”, “dini değerleri alenen aşağılama”, “özel hayatın gizliliğinin ihlali” ve “kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde yayılması” gibi diğer suçların da oluştuğunu savundu.

Müvekkilinin başörtüsü takma nedeninin dini inançları olduğunu ifade eden Yolcu, bu yüzden hakaretlere maruz kaldığını dile getirdi ve dosyanın “ön ödeme” ile kapatılmasının üzücü olduğunu belirtti.

Yolcu, kişilik haklarının ihlaline karşı maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını vurgulayarak, “Müvekkilimizin kadın olması ve başörtülü bir birey olarak bu tür hakaretlerle karşılaşması, bu duruma neden olan kişilerin cezalandırılmaması derin bir üzüntü kaynağı.” diye konuştu.

“28 Şubat’ı hatırlatacak olaylar yaşanıyor”

Avukat Yolcu, şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemiz, 28 Şubat sürecinde büyük değerler kaybetti ve önemli eksikliklerle karşılaştı. İnsanların eğitim-öğretim hayatı büyük ölçüde kısıtlandı, ideali olan gençlerin hayalleri ellerinden alındı. Devletimiz, son 25 yıl içinde bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gereken tüm adımları attı. Ancak, böyle 28 Şubat’ı hatırlatan olayların yaşanması bizleri derin bir üzüntüye sürüklemektedir. Bir hukukçu ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, mücadelemi sürdüreceğimden emin olabilirsiniz. Geçmişte yaşananların bir daha yaşanmasına izin vermeyeceğiz.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın