Yargıtay Skandalı: Başkan FETÖ’cüleri Koruyor!

HHaber Merkezi
0 okunma

Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi Başkanı Abdullah Yaman, işadamı Kamil Darbaz’ın İstanbul Kadıköy’deki arsasının çökülmesine neden olan skandalı haberleştiren Yeni Şafak’ı, 15 Temmuz’da 251 insanı şehit eden FETÖ’den daha kötü bir duruma sokmakla suçladı. Yaman’ın, FETÖ ile bağlantıları olan iki oğlunu korumak adına tüm güçlerini seferber ettiği öğrenildi. Yaman’ın bir oğlu, poliste görev düştüğü sırada kuvvetli deliller ve itirafçı ifadeleri sebebiyle görevden ihraç edilirken, 5 yıl içerisinde yargı yoluyla tekrar görevine dönebildi. Yaman’ın diğer oğlu ise polis akademisinde eğitim almasına rağmen atanmadı ve Meksika üzerinden ABD’ye geçti.

DAHA ÖNCEKİ DOLANDIRICILIK SKANDALI

Kamil Darbaz, 2007 yılında iş ortağı Özcan Şimşek tarafından dolandırılmıştı. Şimşek, imza yetkisini kötüye kullanarak Darbaz ile ortak oldukları inşaat firmasının tek mal varlığı olan değerli arsayı 820 bin liraya bir arkadaşına devretmişti. Bununla yetinmeyen Şimşek, İGDAŞ çalışanı olan kardeşi üzerine bir şirket kurdurup, arsayı bu şirkete kat karşılığı sözleşme ile devretmişti. Böylece arsa, sahte belgelerle yeniden Şimşek ailesine kazandırılmış oldu.

FETÖ MÜDAHALESİ DEVAM EDİYOR

Bu süreçte Darbaz, 17 yıl süren bir hukuk mücadelesine girişti. Ancak FETÖ’ya yakın ailelerin müdahalesi ve Yargıtay 17’inci Hukuk Dairesi Başkanı Hüseyin Yıldırım’ın etkisiyle işlerin aleyhine geliştiği görüldü. Durumu Anayasa Mahkemesi’ne taşıyan Darbaz, Yüksek Mahkeme tarafından mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde verilen karar neticesinde yeniden yargılama talep etti.

YAMAN’IN ROLÜ

Dosyanın yeniden ele alındığı ilk derece mahkemesi ve İstinaf Mahkemesi, Darbaz aleyhine karar vermiş olsa da dosya Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi’ne taşındığında Abdullah Yaman, karşına çıktı. Yaman, kendi dairesinin içtihatlarını ve Anayasa Mahkemesi kararlarını göz ardı ederek Darbaz aleyhine hüküm verilmesini sağladı. İstinaf Mahkemesi 27 sayfalık gerekçesiyle karara direnirken, Yaman dosyayı yeniden Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderdi.

MEDYA ÜZERİNDE BASKI

Yeni Şafak, FETÖ’cü müdahale ve hukuksuzluk içeren bu süreci haberleştirince, Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi Başkanı Yaman sosyal medya aracılığıyla sert bir cevap verdi. İfadesinde, Yeni Şafak’a “çete” demekle kalmayıp, 15 Temmuz’daki terörist saldırılarla karşılaştırarak FETÖ’den daha alçak olduklarını iddia etti. Daha önceki FETÖ iddialarına ilişkin olarak ise “Herhangi bir iddia doğruysa istifa etmezsem şerefsizim” şeklinde konuşmuştu.

GARSON’UN LİSTESİNDE ADI VAR

Yeni Şafak’a karşı ağır ifadeler kullanan Yaman’ın, FETÖ ile bağlantılı iki oğlunu korumak için bütün bağlantılarını kullandığı anlaşıldı. Elde edilen bilgilere göre, Yaman’ın polis olan büyük oğlu H.B.Yaman, 2017 yılında FETÖ soruşturması sonucunda görevden uzaklaştırıldı. “Garson” kod adlı bir itirafçı tarafından savcılığa teslim edilen SD kartlarda H.B.Yaman’ın adı da yer almakta olduğu belirlendi.

ÖRGÜT İLE İLİŞKİLERİ

H.B.Yaman’ın FETÖ ile olan bağlantılarını ortaya koyan belgeler yalnızca “Garson” kod adlı itirafçı tarafından sağlanan liste ile sınırlı kalmadı. H.B.Yaman’ın ismi, gözaltına alınan birçok FETÖ’cünün ifadelerinde de geçti. Amasya’da ifadesi alınan FETÖ’nün emniyet mahrem imamlarından biri, H.B.Yaman’ın örgütün toplantılarına düzenli olarak katıldığını kaydetti. Başka bir soruşturmada ise başka bir tanık H.B.Yaman’ın örgüt evlerine gittiğini ve “Halit” kod adını kullandığını ifade etti.

BASKININ DAYANILMAZ ETKİSİ

FETÖ bağlantılı birçok kişinin geri dönüş talepleri reddedilirken, H.B.Yaman’ın 5 yıl aradan sonra yargı kararıyla görevine dönmesi dikkat çekici bir durum. Yargıtay’da Daire Başkanı olan Abdullah Yaman’ın oğlunun bu süreçte etkisinin olup olmadığı tartışma konusudur. H.B.Yaman, soruşturma sürecine rağmen, şu anda başka bir devlette görevine devam etmektedir.

MÜKEMMEL BİR KAÇIŞ

Abdullah Yaman’ın küçük oğlu M.Yaman ise, Balıkesir’deki Polis Meslek Eğitim Merkezi’nde eğitimini yarıda bıraktı. Aynı dönemde FETÖ şüphesi bulunan pek çok öğrenci mesleğe kabul edilmedi. Ancak M.Yaman, stratejik bir savunma sanayi şirketinde işe girdi ve ardından neden olduğu belirsizlik içinde Meksika üzerinden ABD’ye geçti.

M.Yaman’ın sosyal medya paylaşımlarında sergilediği lüks yaşam ve ABD’de hangi şartlarla çalıştığı gibi konular kamuoyunda merak ediliyor.

Yargıtay sessizliğini koruyor.

Her hakim için gerekli olan düzgün üslup ve mesleki davranış standartları, Yargıtay Daire Başkanları için geçerli midir? “Hakimler, kararlarıyla konuşur” ilkesini benimsemesi gereken bir hakimin, medya için kullandığı çirkin ifadeler ve FETÖ ile karşılaştırma yapması dikkat çekmektedir. Yargıtay’ın bu duruma karşı bugüne kadar herhangi bir işlem yapmaması dikkatlerden kaçmıyor.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın