Yavaş’tan Gökçek Ailesine Sert Eleştiri!

HHaber Merkezi
0 okunma

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, bugünkü basın toplantısında ABB’ye yönelik konser operasyonu ve buna dair iddialar hakkında açıklamalarda bulundu.

Belediye binasından çıkan Yavaş, “Türkiye’nin gururu Mansur Yavaş” sloganları eşliğinde basın toplantısına yöneldi. Yavaş’ın açıklamalarında öne çıkan noktalar şu şekilde sıralandı:

“MERCEDES’İ MERCEDES İLE FORD’U FORD’LA KIYASLAYIN”

Konserler konusuyla başlayacak olursak, bu konuda daha önce birçok açıklama yaptık. Tüm geçmiş konserleri tek tek inceledik ve gerçekleştirdiğimiz denetim sonucunda kamu zararı tespit edilmedi. Mülkiye müfettişleri burada inceleme yaptılar.

Mülkiye heyeti bilirkişi grubuna sahipti ve bu kişilerin uzmanlık alanlarının ilgili olmadığına kanaat getirdim. Medya bilirkişisi, Elmadağ Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Vekili, Ankara Defterdarlığı muhasebe uzmanı gibi isimlerden oluşan bir bilirkişi grubu oluşturmuşlar.

Oysa bu tür bilirkişilerin uzman kişilerden oluşması gerekirdi. Bu grup, bir bilirkişi raporu sunmuş ve yapılan itirazlar sonucunda savcılık bir inceleme başlatmış. Ancak mevcut bilirkişi, önceki bilirkişinin hazırladığı rapor üzerinden kamu zararını değerlendiriyor. Yani usul kurallarına uygun yürütülmeyen bir süreç içindeyiz.

Dilekçelerde belirtilenler ile Mercedes ile Ford’u karşılaştırmak gibi bir çağrıda bulunuyorum. Bu işlerle daha önce uğraşmamış insanların bilirkişi olarak görev alması mümkün değil. Kültür Bakanlığı’nın düzenlediği festivalleri ve aynı alanda gerçekleştirilmiş diğer konserleri sorgulayabiliriz. Türkiye’de bu organizasyonları yapan sayısız firma mevcut.

“İFADEYE ÇAĞIRDINIZ DA GELMEDİLER Mİ?”

Belirlenen tutarın nasıl belirlendiğini bilmiyoruz. Konser ile ilgili benim savunacak bir şeyim yok; eğer pahalı şekilde gerçekleştirildiyse cezalarını çekerler, fakat eğer bu durumu aydınlatmazlarsa aklanacaklardır. Gözaltına alınan insanlar yıllardır çalışıyor. İfadeye çağırdığınızda gelmediler mi? Bu usulün artık sona ermesi gerekiyor. Bu tür muameleler, belediye başkanlarımıza da uygulanmış durumda.

“GÖKÇEK VE AİLESİ YARGILANMADAN ADALETTEN BAHSEDİLEMEZ”

Gözaltı süreci başlamadan önce, bir sosyal medya kullanıcısı gece attığı tweetle operasyon yapılacağını duyurdu. Tepkiler geldiğinde ise durumu yumuşatmaya çalıştı. Ben de ifade ediyorum ki, Gökçek ve ailesi yargılanmadan bu ülkede adaletin varlığından söz edilemez.

“MUTLAKA BİR ŞEY BULUN YARGILAMANIN YOLUNU AÇIN’ DİYORLAR”

Siyasi bir operasyon olarak nitelenebilmesi için gerekenleri yapıyorlar; Gökçek hariç. Bugün Akit gazetesinin de manşeti var. Bize hiç ilgisi olmayan bir dezenformasyon süreci yürütülüyor. Oysa ben bu dosyada yer almıyorum. Ama belli ki, “bir şey bulun ve yargılama sürecini başlatın” demek istiyorlar. Doğru olan duvar yıkılmaz. Kamu görevinde 1999’dan bu yana aktifim ve dört kez de Ankara Büyükşehir’e aday oldum; dolayısıyla iktidarın elimdeki tüm bilgiler mevcut. Beni suçlama amaçlı bir şey bulmaları mümkün değilse, şimdiye dek ellerinden geleni yapmazlar mıydı? Beypazarı Belediye Başkanlığı yaptım, bir soruşturma geçirmeden bu noktaya geldim.

“HAYATI BOYUNCA ÇOCUKLARINA HELAL LOKMA YEDİRMEMİŞ…”

Çalmayacağız ve çaldırmayacağız. Beypazarı Belediye Başkanı iken, Ankara’ya geldiğimde “abi çalıyor ama çalışıyor” gibi söylemler duydum. Ben, çalmadan çalışmanın ispatı için buradayım ve bunu yapacağım. Çocuklarıma haram yedirmedim. Hayatı boyunca çocuklarına helal lokma yedirmemiş kişilerin söylemlerini de, affedilir gibi değil, dikkate almayacağım.

“BELEDİYENİN PARALARI OĞLUNUN FUTBOL HEVESİNE GİTTİ”

Gökçek dönemine ait dosyalarda, kamu zararı iddialarıyla yaklaşık 100 şikayetimiz oldu. 55’inde bilirkişi raporu alıp takipsizlik kararı çıktı, 11’inde bilirkişi raporu alınmadan takipsizlik kararı verildi ve 11’i ise iddianame ile sonuçlandı. Yargılanma süreci sonrasında, mahkeme gerektiğinde cezalarını verecektir. Bu dosyalardan iki tanesi Melih Gökçek’le doğrudan ilişkili. Peki, bu neden böyle oldu?

Ankara’da 4 bin bilirkişi var ama bizim yaptığımız tüm şikayetler sürekli aynı bilirkişilere yönlendiriliyor. En son kamu zararı raporu veren kişinin de bu bilirkişiler arasında yer alması dikkat çekici.

Bu insanların oğlu boş geziyor. Onun futbol takımıyla oyalanması lazım, babası da ona bunları sağlamak için para ayırmış.

“KAMU ZARARI NE KADAR OLURSA GÖZALTINA ALIRSINIZ?”

Belli şirketlerden ihale verilerek ve büyük bir hafriyat gelirini Osmanlıspor’a yönlendirmişler. Sayın Mustafa Tuna, göreve gelir gelmez bu durumu sonlandırdı. Biz de hemen dosyayı şikayet ettik ve takipsizlik kararı verildi. Gökçek’in burada imzasının bulunmadığı ifade ediliyor. Avukatımız durumu 4 kez dile getirdi ama bilirkişi ya da savcı bu durumu görmedi mi? Bu paraların hesabı sorulmalıdır; bunun kamu zararı olup olmadığını kim değerlendirecek?

“BİZE ADALETTEN BAHSETMEYİN”

2 milyar liraya yaklaşan bir zarar var; bu durumu neden sorgulamıyorsunuz? Niye bu kişi ihaleye fesat kapsamında değerlendirilmiyor? Bize adaletten bahsetmeyin. Gökçek ailesinin tamamı yargı altında değilse, bu ülkede adaletin varlığından söz edilemez.

“BİLİRKİŞİLER HAKKINDA DA SORUŞTURMA YAPILMALI”

Dikmen Vadisi inşaatında bir şirkete verdikleri ihalelerin toplu satışı yapıldı. Alım aşamasında %50 peşin, kalanı taksitle verilmesi çok dikkat çekici. Ancak, bina inşa edildikten sonra haciz gelince, taksitlerin üç yıl durdurulması bu durumu daha da ilginç hale getiriyor. Bu çerçevede Sayıştay, 11 milyon lira kamu zararı tespit etti.

Bilirkişiler hakkında da mutlaka soruşturma yapılmalı. Kamu zararına ilişkin söylemler varken, müteahhide ödemeler yapılması durumu sorgulanmalıdır.

Aynı helikopterin hem ASKİ hem de büyükşehir tarafından kiralanmış olması da bu durumu daha da ilginç kılıyor. Yükleniciye tam ödeme yapıldığını belirten bilirkişi, kamu zararı olduğunu ifade etmiş durumda. Bu konunun üzerine gidilmelidir.

“GÖREVDEN ALINACAĞINI ANLAYINCA MOBİLYALARI BELEDİYEYE ALDIRDI”

Gökçek’in oğlu, bir şekilde oyalama amacıyla bazı oyuncaklar ve futbol takımları almış. Hala bunların kendisine ait olmadığını iddia etmekte. Mobilyaların belediyeye aldırılması da bu sürecin çerçevesinde incelenmelidir. Hanımefendi özel kalem müdürüne, “sehpa yanlış gelmiş” diyerek bunun bir örneğini vermiştir.

“EVİNİZDE GÜRCİSTANLI MASÖZ ÇALIŞTIRIYORSUNUZ”

Evinizde, belediyeden maaşını alarak çalıştırdığınız bir Gürcistanlı masör var. Bunu kimse yargılamaz mı? Bu tür uygulamalar halkın gözü önünde kamusal mal varlıklarına el konulduğunun bir göstergesi. Ankara halkı, bu meselelerin üstüne gitmemiz gerektiğini biliyor. Biz bu durumu asla kabullenmeyeceğiz. Yolsuzluk yapanlardan hesap soracağım, bu kişi benim kardeşim olsa bile.

NE OLMUŞTU?

ABB tarafından 2021-2024 yılları arasında düzenlenen konserlerle ilgili kamu zararı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında dün sabah mevcut ve eski belediye yetkilileri dahil 13 kişi gözaltına alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelilere “görevi kötüye kullanma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarında bulundu.

Burak DEMİRBAŞ

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın