Yeni Ceza Kanunu’nda Kritik Değişiklikler!

HHaber Merkezi
0 okunma

TÜRK CEZA KANUNU VE BAZI KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİ KAPSAYAN KANUN

Kanun No: 7571 Kabul Tarihi: 24/12/2025

MADDE 1- 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra eklenen cümlelerle dördüncü fıkrasına aşağıdaki ifadeler eklenmiştir.

“Belirtilen kişiler dışında kalanların ihalenin feshini talep etmesi durumunda mahkeme, talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedecektir.”

“Teminatın veya üçüncü fıkraya göre yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması durumunda, mahkeme, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın tamamlanması gerektiğini, aksi halde ihalenin feshi talebinin kesin olarak reddedileceğini muhtırada belirtir. Mahkeme, belirtilen süre içerisinde teminat veya harcı tamamlanmadığında derhal ihalenin feshi talebini reddedecektir.”

MADDE 2- 2004 sayılı Kanunun 278 inci maddesi değişikliğe uğramıştır.

“MADDE 278- Alışılmış hediyeler haricinde, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi statüsündeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde gerçekleştirilen tüm bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.”

Aşağıdaki türler bağışlama olarak kabul edilmektedir:

a) Gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispat edilmeyen, altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dahil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa dahi eşi ve üçüncü derece dahil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık arasındaki tasarruflar.

b) Aksi kanıtlanmadığı sürece, sözleşmenin yapıldığı anda, kendi verdiği şeyin asıl değerine göre borçlunun ivaz olarak çok daha düşük bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler.

c) Uygun bir karşılığın sağlandığı ispat edilmediği sürece, borçlunun kendisi veya üçüncü bir kişi lehine ömür boyu gelir sözleşmesi veya intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler ile ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.

MADDE 3- 2004 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında, şikayet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.”

MADDE 4- 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 59 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu durum ve yargılama süreçlerinde verilen nihai kararlar, avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilecektir.”

MADDE 5- 1136 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Disiplin cezalarının uygulanacağı durumlar:

MADDE 134- Avukatlara; avukatlık onuruna ve unvanına, savunma hakkının kutsallığını gerektirir saygı ve güvene ya da özen ve doğruluk yükümlülüklerine aykırı halleri tespit edildiğinde, ihlalin niteliği ve eylemin ağırlık derecesine göre bu Kanunda belirtilen disiplin cezalarından biri verilecektir.”

MADDE 6- 1136 sayılı Kanunun 135 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Disiplin cezaları:

MADDE 135- Avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları; uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma şeklindedir.

1. Uyarma; avukata, mesleğinde veya davranışında daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirildiği durumdur. Aşağıdaki hallerde uyarma cezası verilir:

a) Mesleki çalışmalarda hukuktan ve kanunlardan bağımsız açıklamalarda bulunma.

b) Büro düzeninin bağımsızlık ilkesine ve mesleğin vakarına uygun olmaması.

c) Yargı görevini icra edenler ile ilişkilerde meslek onuruna ve vakarına aykırı davranma.

d) Adliye ve icra daireleri ile diğer yerlerdeki görevlilerle olan ilişkilerde meslek onuruna uygun davranmama.

e) Meslektaşlarıyla ilişkilerde meslek dayanışmasına aykırı tutumlar sergileme.

f) Meslektaşların mesleki tutum ve davranışlarına yönelik eleştirilerini kamuya açıklama veya herhangi bir meslektaş hakkında aşağılayıcı ifadeler kullanma.

g) İddia ve savunmanın hukuki çerçevesinin dışına çıkarak, taraf olduğu izlenimini uyandıracak şekilde davranma.

h) Bulunduğu konum ve fırsatlarla mesleki çalışmalarda avantaj sağlama veya mesleği dışında kişisel anlaşmazlıklarda avukatlık sıfatını kullanma.

ı) Stajyerin eğitim sürecini gerektiği şekilde düzenlememe ve ona gereken özeni göstermeme.

j) Ücretli olarak çalışan avukatlara eşitlik ve meslek onuruna ilişkin yükümlülüklere aykırı davranma.

k) Vekalet verilen avukata bilgi vermeme.

1) Dosya tutmama veya dosya saklama yükümlülüğünü ihlal etme.

m) Ücretsiz iş alınması durumunu baro yönetim kuruluna bildirmeme.

n) Haklı bir sebep olmaksızın meslek kuruluşu tarafından verilen görevleri kabul etmeme.

o) Mazeretsiz olarak duruşmaya katılmama.

p) Avukatı temsil eden karşı tarafla avukatsız olarak görüşme veya avukatsız bir karşı tarafla görüşüldüğünde müvekkili bilgilendirmeme.

r) Yapılan tahsilatı belirtilen süre içerisinde icra dosyasına bildirmeme.

s) İhtiyaç olmaksızın alacak takibinde birden fazla kalem oluşturma.

t) Büro ve ikamet adresinin baroya bildirilmemesi.

u) Meslektaşına ait dilekçeyi rızası dışında kullanma.

v) Duruşmalara saygınlığa uygun bir cübbeyle çıkmama veya uzaktan yapılan duruşmalara uygun olmayan bir ortamda katılma.

y) Yukarıda anılan eylemlere benzer nitelikte ve ağırlıkta fiillerde bulunma.

2. Kınama; avukata, mesleğinde veya davranışında hata yapıldığını yazıyla bildirmektir. Kınama cezası aşağıdaki durumlarda verilir:

a) Reklam yasağını ihlal etme.

b) Avukatlık görevi veya Türkiye Barolar Birliği ya da baro organlarındaki görevleri dolayısıyla edindiği bilgileri ifşa etme.

c) Kendi ve mesleğinin itibarını zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunma.

d) Bürosunu avukatlık mesleği ile uyumsuz işlere tahsis etme.

e) Mesleğin onuruna aykırı işlerle meşgul olma.

f) İşin reddi ya da takip edilme yükümlülüğünü ihlal etme.

g) Zorunlu müdafilik veya adli yardım kapsamındaki görevlerini yerine getirmeme.

h) Görevi kötüye kullanma suçundan mahkum olma.

ı) Kamu kurumlarından ayrılmalarından itibaren iki yıl geçmeden ayrıldıkları kurum aleyhine dava açma.

j) Çekişmeli hakları edinme yasağına aykırı davranma.

k) Baro levhasında yazılı olduğu yer dışında avukatlık yapma.

1) Müvekkiline bilgi vermeme.

m) Takip ettiği işlerde dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etme.

n) Azami ücretin üzerinde veya avukatlık asgari ücretinin altında ücret alma.

o) Müvekkil adına aldığı paraları, kıymetleri veya diğer her türlü değerleri geri vermeme.

r) Meslekten vazgeçtiği iş için haksız yere ücret talep etme.

s) Mesleki bir işten dolayı ısrarla üçüncü kişilerle iletişim kurma.

t) Avukatlık kimliğinin hukuka aykırı kullanımı.

u) Disiplin cezası gerektiren fiillerin işlendiği belirtilen durumlarda meslekten çıkarma.

v) Yukarıdaki eylemlerle benzer nitelik ve ağırlıkta hareketler bulunma.

3. Para cezası; yirmi bin Türk Lirası ile iki yüz bin Türk Lirası arasında değişen bir tutarda, disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenecektir. Bu cezalar her yıl, önceki yıla ait yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacaktır.

Aşağıdaki durumlarda para cezası verilir:

a) Müvekkilinin zararına sebep olunması.

b) Şube açma veya birden fazla büro edinme.

c) Yabancı avukatlık ortaklıklarıyla ilgili sınırlamalara uymama.

d) Kanunda yasaklanan derecedeki yakınlarından biri tarafından bakılan dava ve işlerde avukatlık yapma.

e) 48 inci maddede düzenlenen suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması.

f) Meslektaşına fiili saldırıda bulunma.

g) Yukarıdaki eylemlerle benzer nitelikte fiillerde bulunma.

4. İşten çıkarma; avukatın üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetten men edilmesidir. Aşağıdaki durumlarda işten çıkarma verilecektir:

a) 5 inci maddede belirtilen suçlardan hüküm verilmesi.

b) 48 inci maddede suçtan mahkumiyet.

c) Hakim, Cumhuriyet savcısı veya diğer resmi sıfatlarla avukatlık yapılması.

d) 155 inci maddede belirtilen yasağa aykırı davranma.

5. Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatının iptal edilmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Bu ceza, avukatlık ortaklıkları için de geçerlidir. Aşağıdaki koşullarda meslekten çıkarma uygulanabilir:

a) 5 inci maddede belirtilen suçlardan mahkumiyet.

MADDE 7- 1136 sayılı Kanunun 136 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 136- Hakkında disiplin cezası verilen avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde yeni bir fiil işlemesi halinde, bu fiil için Kanunda belirtilen disiplin cezasının bir derece ağır olanı uygulanacaktır. İlk defa verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde işten çıkarma cezasını gerektiren bir fiilin işlenmesi durumunda meslekten çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanacaktır.

Bir defa işten çıkarma cezası almış avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlediğinde meslekten çıkarılacaktır.

Meslekten çıkarma cezasını gerektiren haller dışında, ilk disiplin cezası gerektiren bir fiil işleyen avukata, verilecek disiplin cezasından bir derece hafif olanı uygulanabilir. Hakkında daha önce verilen disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçmiş olanlar için de bu hüküm geçerlidir.”

MADDE 8- 1136 sayılı Kanunun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 9- 1136 sayılı Kanunun 159 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına iki yeni cümle eklenmiştir.

“Disiplin Kurulu tarafından kovuşturmanın beklenmesine karar verilmesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçerse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

“Disiplin soruşturması ya da kovuşturması sonucunda tesis edilen idari işlem aleyhine dava açılması durumunda, zamanaşımı süresi kesilecektir. Mahkemenin iptal kararı ilgili baroya veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren en geç iki yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna uygun şekilde karar verilir. Mahkeme kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine ulaşmasının ardından iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.”

MADDE 10- 1136 sayılı Kanunun 160 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Meslekten çıkarma cezası dışında bir disiplin cezası verilmiş avukatlar; uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurduğunda, bu disiplin cezalarının sicillerinden silinmesini talep edebilirler. Tekerrür halinde verilen işten çıkarma cezaları bu hükmün dışındadır.”

MADDE 11- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 53 üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü ve beşinci paragrafları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İtirazen şikâyet başvuru bedeli, başvuruda belirtilen iddialar göz önünde bulundurularak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iade edilmesine karar verilir. Ancak, Kurum tarafından başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda ihalenin iptaline ya da düzeltici işlem yapılması karar verilirse başvuru bedeli iade edilmez. Başvuru dilekçesinde birden fazla husus belirtilmesi durumunda, bu hususlar Kurum tarafından ayrı ayrı değerlendirilir. Kurul kararının başvuru sahibine bildiriminden itibaren otuz gün içinde başvuru sahibinin yazılı talebi üzerine, ilgili talep tarihini izleyen on beş gün içerisinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılmaktadır. Bu süre içinde ödeme yapılamaması halinde, sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işleyecektir.

MADDE 12- 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasındaki “nitelikli dolandırıcılık (m. 158)” ifadesi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 13- 5235 sayılı Kanuna bir geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 7- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülen davalarda veya istinaf ya da temyiz incelemesinde olan dosyalarda nitelikli dolandırıcılık suçlarına bakan mahkemenin görevi değişmesi nedeniyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez. Bu davalara kesin hüküm verilene kadar, yürürlükten önceki göreve dair kurallar uygulanmaya devam edilecektir.”

MADDE 14- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi değişmiştir.

“Kişilere ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.”

MADDE 15- 5237 sayılı Kanunun 57 nci maddesinin ikinci fıkrasına ek cümle eklenmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Ancak, 32 nci maddenin birinci fıkrasına göre güvenlik tedbirine alınmış akıl hastaları için kurumda geçirilen süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda en az bir yıl, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı ayın altında olamaz.”

MADDE 16- 5237 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2. Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),”

MADDE 17- 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki “üç aydan bir yıla” ifadesi “dört aydan iki yıla” ve dördüncü fıkradaki “altı aydan üç yıla” ifadesi “dokuz aydan beş yıla” olacak şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 18- 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(3) Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza bir kat artırılır.”

MADDE 19- 5237 sayılı Kanunun 170 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “altı aydan üç yıla” ifadesi “bir yıldan beş yıla” olarak değiştirilmiş, fıkraya yeni bir cümle ve maddeye ek fıkra eklenmiştir.

“Suç, ses ve gaz fişeği atabilen silahla işlenirse, kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.”

“(2) Bu suç, toplu olarak bulundukları yerlerde işlenirse, verilecek cezada yarı oranında artırma olacaktır.”

MADDE 20- 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesinin birinci fıkrasındaki “dört yıldan sekiz yıla” ifadesi “beş yıldan on yıla”, ikinci fıkradaki “dört yıla” ifadesi “beş yıla”, üçüncü fıkradaki “dörtte birinden fazlası” ifadesi “yarısı” olarak değiştirilmiş ve beşinci fıkraya yeni bir cümle eklenmiştir.

“Örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından bir kat artırılır.”

MADDE 21- 5237 sayılı Kanunun 223 üncü maddesi başlığıyla birlikte değişikliğe uğramıştır.

“Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması”

MADDE 223- (1) Hukuka aykırı bir şekilde kara ulaşım aracının hareketini engelleyen veya bu aracı hareket halinde durduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar; arabayı gitmekte olduğu yerden başka bir yere götüren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

(2) Suçun konusu deniz ya da demiryolu ulaşım aracı olursa, ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıdır.

(3) Hukuka aykırı bir şekilde hava ulaşım aracının hareketini durduran kişi, beş yıldan on yıla; bu aracı gitmekte olduğu yerden başka bir yere götüren kişi, yedi yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(4) Yukarıda tanımlanan suç işlenirken başka bir suçun işlenmesi durumunda, o suçtan dolayı da ceza verilir.

(5) Kanuna uygun bir şekilde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşleri sırasında birinci ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiiller işlenirse, bu fıkradaki suç oluşmaz.”

MADDE 22- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 128 inci maddesinden sonra gelmek üzere yeni bir madde eklenmiştir.

“Bilişim suçlarının işlenmesi neticesinde elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma.”

MADDE 128/A- (1) Türk Ceza Kanununda yer alan;

a) Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, bent e),

b) Nitelikli dolandırıcılık (madde 158, fıkra bir, bent f ve 1),

c) Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245),

suçları işlendiğinde, bu suçta kullanılan her türlü hesabın 48 saate kadar askıya alınmasına karar verilebilir.

(2) Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili mali kuruma derhal bildirilir. Askıya alma işlemi ayrıca hesap sahibine de iletilir. Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Başsavcı, başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar vermek zorundadır.

(3) Askıya alma işleminin tamamlanmadan önce suça konu menfaatin başka bir mali kuruma transfer edildiği belirlenirse, bu durum ilgili altyapı sağlayıcı tarafından ilgili mali kuruma hemen bildirilmelidir.

(4) Hukuka aykırı olarak askıya alınan ya da Cumhuriyet savcısının yazılı emri doğrultusunda askıya alınan hesapta bulunan menfaate hakim kararıyla veya geçici durumlarda Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle elkoyma işlemi yapılabilir. Hakim, askıya alma süresi içinde yapılan elkoyma işlemini en kısa zamanda onaylamak zorundadır, aksi halde elkoyma kendiliğinden kalkar. Bu hükümler gereği elkoyma işleminin yapılması için 128 inci maddede belirtilen rapor şartı aranmaz.

(5) Elkonulan menfaat, mağdura ait olduğu belirlendiğinde, soruşturma ya da kovuşturma evresinde sahibine iade edilir.

(6) Bu madde uyarınca gerçekleştirilen askıya alma işlemi, hukuki sorumluluk doğurmaz.

(7) Soruşturma veya kovuşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından ilgili mali kurumlardan istenen bilgi veya belgenin on gün içinde gönderilmesi zorunludur. İstelenen bilgi veya belgenin sağlanmaması durumunda, ilgili mali kuruma idari para cezası verilmektedir.

MADDE 23- 5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “(madde 170)” ibaresi “(madde 170, birinci ve üçüncü fıkra)” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 24- 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan “(madde 155)” ibaresi “(üçüncü fıkra hariç, madde 155)” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “(125 inci maddenin ikinci fıkrası),” ibaresi “(madde 125)” olarak değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ön ödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun aynı mağdura karşı işlenmesi halinde, uzlaştırma hükümleri uygulanacaktır.”

MADDE 25- 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde” ibaresi “maddede” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 26- 5271 sayılı Kanuna bir geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 8- (1) Soruşturma veya kovuşturma evresinde olup da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle uzlaşmanın sağlandığı davalar bakımından, bu maddenin yürürlük tarihinden önceki 253 üncü maddenin üçüncü fıkrasının hükümleri uygulanacaktır.”

MADDE 27- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasına “Türk Ceza Kanununun” ibaresinden sonra gelmek üzere “kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), cinsel dokunulmazlık suçları (102 nci ve 103 üncü maddeler ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları) gibi ibareler eklenmiştir.”

MADDE 28- 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye bir geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 4- 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanun ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesine eklenen cümleler 1/1/2025 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.”

MADDE 39- Bu Kanunun;

a) 11 inci maddesi 26/12/2025 tarihinde,

b) Diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

MADDE 40- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

24/12/2025

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın